Victor Hugo’nun en çok sevdiğim eseri Sefiller olsada Notre Dame’ın Kamburu da inanılmaz derecede güzel. Eserlerinden anlaşıldığı üzere inanılmaz bilgisi olan bir yazar. Zaten bu kitabı da Fransa ve Katedral tanıtımı için yazmış. Bir 150 sayfa kadar Fransa betimlemesi var. Betimleme okumayı sevmeyen okurları biraz yorabilen bir kısım ama ondan sonrası su gibi ilerliyor.
Çocukluğumda okumuştum bu eseri. Tabi çocuktum okuduğum da çocuk kitabıydı.Çizgi film tadında bir kitaptı ki çizgi film uyarlamasıda çocuk kitabı ile aynı. O zaman okuduğum kitaptan çok farklı bir dünya ile karşılaştım.Gelelim o dünyaya:
DIŞ GÜZELLİK; her insanın sahip olmayı istediği bir durum. Nedenini yıllardır sorgularım kendimce, insan neden çoook çokkk güzel olmayı ister. Aslında güzellik her zaman iyi şeyler getirmez, bunun örneğini hayatımda da çok defa gördüm. Esmeralda’nın güzelliği de onun kaderini belirledi açıkçası. Esmeralda’nın içi de dışı da çok güzel ama yetmiyor ki onun bahtının güzel olmasına. Adına sevgi diyen bir nefret onu mahvediyor. Ve o nefret;
Yıllarca bastırılmış duyguların bir anda patlak vermesiyle ortaya çıkıyor. Hiçbir ilim hiçbir bilim durduramıyor onu. Çünkü insan kalbini doyurmadan aklını doyurursa o akıl bir canavara dönüşür. Kamburu yakılmaktan kurtarıp evlat edinen Frollo da aslında özünde iyi bir insan. Ama yıllar, kurallar, insan gibi hissetmesini sağlayan keyiflerden uzak bir yaşam ona herşeyi öğretse de insan olmayı unutturuyor. Ve adına sevgi dediği ama sevgi olmaktan çok uzak olan o şey sadece Esmeralda’nın değil kendinin kaderini de çiziyor.
Ve gelelim son başkarakterimize; Gerçekten sevmeyi bilen bir canavar. Quasimodo,kilisenin zangocu sanki bir Frankestein; o kadar çirkin ve o kadar vahşi. Ama bedeniyle ters orantılı bir kalbi olan bir centilmen. Esmeralda’yı o kadar güzel sevdi ki bu bize gerçek sevginin ne olduğunu çok güzel gösterdi. Ve kitap sonunda o can alıcı cümlesi’’ Ah! tüm sevdiklerim.’’ İnsanların cahilliği dünya kurulduğundan beri aynı olsa gerek ki Quasimodo sanki isteyerek böyle olmuş gibi insanlıktan eziyet görmüş ve çareyi onlardan uzaklaşıp çanlarla arkadaşlık yapmakta bulmuş.Esmeralda’nın dış güzelliğine mi vuruldu peki, öyle olsaydı ilk gördüğü anda vurulurdu. O Esmeralda’nın temiz kalbine vuruldu. Bence bu bile gösteriyor ki asla dünyaya diğer insanlar gibi bakmıyor.
Bide kitabı okurken şu dikkatimi çekmişti; Annenin Tanrı’ya feryadımsı duası’’ Tanrım kısa bir an için bile olsa onu göreyim, çok kısa olsa bile razıyım’’ Bu cümle ve o son bize gösteriyor ki ağzımızdan çıkan kelimelere çok dikkat etmemiz lazım.
Kitap klasik okurları için mükemmel ötesi. Uzun zamandır Fransız müzikalini izlemek istiyordum ama kitabı okumak için bekledim. Kitabı bitirir bitirmez izledim. Kitabı bitirenlere onu da tavsiye ederim.