Dönem kitaplarına bayılırım. Yaşamadığım dönemlere gitmek, nasıl desem bana sanki orada yaşıyormuşum gibi hissettiriyor. 1902 yılında başlıyor kitabımız, Grimalkin adlı kedimizin gözünden bakıyoruz dünyaya.Grimalkin’in ölümüyle birlikte Edinburgh sokaklarının yüzyıllık yaşamına konuk oluyoruz.
Bir kentin dönüşümünü, gelişimini okumaktan ziyade izliyor gibi hissettirmesini sevdim. Grimalkin’in ölümü beni üzse de en azından hayalette olsa hala var olabilmesi beni mutlu etti (Kedi anneleri beni anlayacaktır).
Yazarın kalemini sevdim. Öncelikle bence çok özgün bir fikir, kedinin gözünden dönemleri aktarmak. Bu hareketle bence kitabın konusunu bence sıkıcı olmaktan çıkartıp ilgi çekici bir hale getirmiş yazarımız.