·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Haziran 2026 10:38 Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikâye anlatmaz; karakterlerin geçmişlerine, kırgınlıklarına ve suskunluklarına da ortak eder okuru. Şahika benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Daha ilk sayfalardan itibaren Karen’in, Şahika’nın hayat hikâyesini yazmak amacıyla onunla ve Aral’la bir araya gelmesi merakımı oldukça artırdı. Çünkü ortada sadece yazılacak bir hayat değil, yıllardır saklanan sırlar, yarım kalmış hesaplaşmalar ve geçmişin gölgesinde yaşayan insanlar vardı.
Karen karakterini çok sevdim. Bir yandan profesyonel bir merakla Şahika Giray'ın hikâyesini dinlemek isterken, diğer yandan anlatılanların içine çekilmesi oldukça gerçekçi hissettirdi. Şahika ise kitabın en etkileyici tarafıydı. Onun geçmişini okudukça güçlü görünen insanların içinde ne kadar derin yaralar taşıyabileceğini bir kez daha gördüm.
Şahika'nın hayatındaki seçimler, yaşadıkları ve suskun kaldığı noktalar beni sık sık durup düşünmeye itti.
Aral da hikâyeye ayrı bir derinlik katıyordu. Geçmişle bugün arasında kurulan bağlarda onun varlığı çok önemliydi. Karakterlerin birbirleriyle olan ilişkileri ve yıllar içinde taşıdıkları duygular, hikâyeyi sıradan bir aile ya da yaşam öyküsünün ötesine taşıyor. Özellikle geçmişten gelen olayların yavaş yavaş ortaya çıkmasıyla karakterleri daha iyi tanımaya başlıyoruz.
Şahika, sadece bir kadının hayat hikâyesini anlatan bir roman değil; kadınların sessizliklerinde sakladıkları sırları, geçmişin insan üzerindeki etkisini ve bazen bir hayatı anlamanın ne kadar zor olduğunu anlatan duygu yüklü bir eser. Karen'in kalemiyle açılan bu yolculukta Şahika ve Aral'ın geçmişlerine tanıklık etmek benim için oldukça etkileyici ve sürükleyici bir okuma deneyimiydi. Kitabı bitirdiğimde karakterler uzun süre aklımda kaldı ve onların hikâyelerinin gerçek hayatta da bir karşılığı olabileceğini düşündüm. Bu yönüyle beni hem duygusal hem de düşünsel olarak etkileyen bir roman oldu.