#ölümcülkonular
"Sana yalan söylüyorlar. Hepimize yalan söylüvorlar. Biz de buna boyun eğiyoruz çünkü bir yerlere gelmek istiyoruz. İşte bizi böyle kandırıyorlar. İhtiyacımız, arzumuz... Görülmek, duyulmak istememiz. Ama umurlarında değil. Bizi öyle görmüyorlar. Bizi kullanılacak ve sonra bir kenara atılacak araçlar olarak görüyorlar, ta ki bizden geriye hiçbir sey kalmayana kadar."
Merhaba kitap severler bugün size Semra 'un tavsiyesi üzerine okuduğum, @authorhalle kaleminden çıkan sürükleyici bir eser ile geldim.
Kitap direkt başından bizi karanlık bir atmosfere çekiyor. Tüm karanlığın arasında gizem, yalanlar, sırlar, dünyadan izole bir yerde hayaletler?, kuduz hayvanlar ve diğer bilinmeyenlerle bir yolculuğa çıkıyoruz.
Kitabımız Sdney Denik'in ünlü ama oldukça gizli olan Madrona Vakfı öğrenci programına hak kazanıp yazın başında oraya gitmesi ile başlamaktadır. Sdney, biyolojide, nörobiyoloji odaklı yüksek lisans öğrencisi ve büyükannesini Alzheimer'dan dolayı kaybettiği için bu konu ilgisini çekiyor. Kimsesiz olan Sdney yaptığ bir hatadan ve bu hatayı saklayarak programa başladıği için atılma korkusu ile çevreyi ve vakfın sistemini anlamaya çalışıyor.
Programın kuralları gereği derslerine giren profesör Kincaid aynı zamanda haftalık seanslarını yapacağı psikolugudur. Ancak Sdney bunun daha fazlasını istemesine neden olacak rüyalar görmeye başlar.
Sdy programa başlayıp etrafı gezdikçe bir gariplik olduğnu hissetmeye başlar. Kendini sürekli yorgun hissetmesinin yanında garip sesler duymaya, garip seyler görmeye başlar. Sdy'in gördüklerini yaşasam bana deli derler siye ben kimseye söyleyemezdim. Kız cat car hepsini dile getiriyor neredeyse.
Aynı programa dahil olan Clayton ters bir sekilde de olsa sürekli olarak Sdy'i uyarmaya ve özel olduğunu vurgulamaya başlar ancak bir süre sonra Amani gibi onunda programdan ayrılıp eve döndüğü söylenir.
Günler ilerlerken bir gün ögrenciler kuduz ayı gördüklerini düşünerek uyarıya uyup sığınağa gitmek isterler ancak kapılar kapalı oldugu icin giremezler o sırada Sdy, Clayton'u gördüğünü söyler ve etrafta kan olduğunu fark eder. Ancak uyandığında başka bir yerde ve kimsenin ona inanmadığı bir anda bulur kendisini.
Kendine inanmayı seçen Sdy süphelerinin peşinden giderek görmemesi gereken şeyleri görür. Buraya gelirken imzaladığı gizlilik sözleşmesimi yok sayarak önce Kincaid'e hesap sorar ancak bu sırada daha farklı bir gerçekle yüzleşir. Hangi yıldaydılar? Insanın zihni kendine nasıl bir oyun oynayabilirdi? Birden fazla yalanın içinden Sdy kime güvenecekti? Kendisini öldüreceğini düşündüğü Everly'ye mi yoksa kendisine güvenmesini söyleyen Kincaid'e mi?
Kitabın gizemini ve sürükleyici yanını hic kaybetmemesi çok hoşuma gitti akıcı bir eserdi. Sonlarına doğru şok olmamak imkansızdı bence. Tek kötü yanı çok fazla yetiskin sahnesi vardı. Gerilim ve gizem severler için öneririm ancak tetikleyici unsurlar var buna dikkat edebilirsiniz.
Sizce Madrona Vakfı nasıl deneyler yapıyor olabilir? Sdney'in başına neler gelmiş olabilir? Sdney birilerine güvenebilir mi? Bu kim olmalı?
#engelsizokurlaokuyoruz