5/10
·192 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
5/10 Bugün, okurken beni çok tuhaf bir ikilemin ortasında bırakan bir kitapla geldim: Nilüfer Kuyaş’tan Sarah ve Şemsi. 1888 yılının İstanbul ve Paris hatlarında geçen; Doğu ile Batı'nın, medrese ile modern tıbbın ortasında sıkışmış Şemsi ile dönemin efsanevi divası Sarah Bernhardt’ın hikayesi bu. Gelelim kitap hakkındaki hissettiklerim ve düşündüklerime. Kitapta sevdiğim çok güzel detaylar vardı. Yazarın o dönemi tasvir edişi, mekan betimlemeleri o kadar başarılıydı ki okurken kendimi gerçekten o yılların atmosferinde, tam olarak oradaymışım gibi hissettim. Şemsi’nin iki dünya arasındaki o sıkışmışlığı ve en çok da Sarah ile aralarındaki o tutkulu aşkın zamanla çok olgun, naif bir arkadaşlık ilişkisine dönüşmesini okumak hoşuma gitmedi diyemem. Üstelik kitabın sonu da gerçekten çok tatlı ve buruk bir güzellikte bitti. Peki o zaman neden 5 puan? İşte romanın en ilginç yanı burasıydı. Zihnimde hikayeyi merak ettiğim, karakterleri sevdiğim halde, gün içinde 4-5 bölüm okuduktan sonra kitabı bir daha elime almak istemediğim zamanlar oldu. Kitapta beni durduran, okuma isteğimi frenleyen eksik bir şeyler vardı ama adını koymak zordu. Sanırım o muazzam dönem betimlemeleri ve aşkın o sakin, arkadaşça yapısı, romanın ihtiyacı olan o sürükleyici ritmi ve dramatik heyecanı biraz gölgelemiş. Yazar hikayeyi o kadar saygılı ve sakin bir mesafeden anlatmış ki sayfaları bir solukta devirme dürtüsü ne yazık ki eksik kalmış. Kısacası; atmosferiyle büyüleyen, sonuyla gülümseten ama kurgusal ritmiyle beni tam anlamıyla içine çekmeyi başaramayan, "aklımın kaldığı ama elimin gitmediği" ortada bir okuma deneyimi oldu. Her zaman söylediğim gibi kitapla ve sevgiyle kalın :)
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024508 okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.