Puan vermedi·272 syf.····Okunma: 11 Haziran 2026 00:32 Alex Schulman'ın Hayatta kalanlar romanından çok etkilenmemiştim ama 17 Haziran'ı gerçekten çok sevdim, dili akıcı, betimlemeleri ve olay örgüsü çok güzel işlenmiş kitabı elinizden bırakamıyorsunuz...Eğer insan psikolojisi, duygusal çözümlemeler üzerine romanlar okumayı seviyorsanız, 1 kamp sandalyesi ve termosta kahvenizi alıp serin bir yaz havasında okunabilecek türden.
Romanda baş karakterin ölen babasının eşyaları arasında bulduğu eski yazlıklarının telefonunu araması ve cevap gelmesiyle her aramanın 17 Haziran gününe bağlanmasını anlatıyor ve bir dedektif gibi bu günün izini sürüp çocukluğunda yaşadığı ve asla hatırlamadığı çocukluk anısını araştırıyor. Yazarın bu romanında da bir zaman yolculuğuna çıkıyorsunuz kurguyu psikolojik bir araç gibi kullanıyor ve diğer romanında olduğu aile içi travmaların, anne-baba davranışlarının çocukların hayatında bıraktığı izlerin ne kadar bastırsan da umulmadık bir anda çocukluk yaralarının patlak vereceğini, gelecek hayatını nasıl şekillendirdiğini bazen gerilim bazen bir puzzle parçalarını bir araya getirir gibi hızla ve heyecanla okuyorsunuz. Roman size net bir özet sunmuyor ama aynı Stefan Zweig romanları gibi hislerinize hitap ediyor sanki puzzlen son parçası sizdeymiş ve haberiniz yokmuş gibi.#alexschulman #17haziran