·528 syf.····Okunma: 10 Haziran 2026 18:57 Kitap Yorumu : Kusursuz Saplantı / Vilesheed
Özet;
Kutay Saygın…
İstanbul’un en çok konuşulan ama asla yakalanamayan seri katili.Arkasında ne bir iz ne bir tanık ne de çözülebilecek bir ipucu bırakıyor. Polislerin “Hayalet Katil” olarak andığı Kutay, işinde kusursuzdur. Dışarıdan bakıldığında ise karizmatik, gizemli ve etkileyici bir adamdan fazlası değildir.Ama onun dünyasında herkesin yeri değişebilirken tek bir kişinin yeri asla değişmez.
Mina.
Ailesini trajik bir kazada kaybettikten sonra İstanbul’a taşınan Mina, hayatını tamamen baleye adamış genç bir kadındır. Sahnedeki başarısı ona hayranlık kadar kıskançlık da getirir.Fakat tüm bunların arasında kimsenin fark etmediği biri vardır.
Sürekli onu izleyen…
İsimsiz hesaplardan mesajlar atan…
Varlığını hissettirmekten hiç vazgeçmeyen biri.
Başlangıçta rahatsız edici görünen bu ilgi zamanla ikisini birbirine yaklaştırır. Kutay için bu hislerin sadece geçici bir heves olduğunu düşünmek kolaydır. Ama gerçek çok farklıdır. Bu, ilk görüşte başlayan ve zamanla saplantıya dönüşen bir açlıktır. Kutay hayatındaki her şeyi kusursuz planlayabilir. Fakat aşk, en kusursuz insanları bile hata yapmaya zorlar. Ve Kutay’ın hesaplayamadığı tek şey, Mina’nın sevgisinin ne kadar ölümcül olabileceğidir…
Yorum;
Tüm samimiyetimle söylüyorum… Ben bu kitabın sonunu ASLA böyle beklemiyordum.
Gerçekten.
Hiç.
Bir an bile.
Kitap boyunca onların birbirlerine olan açlığını, bağlılığını ve gelecek hayallerini okurken aklımda bambaşka bir final vardı.Özellikle Kutay’ın sürekli aile kurmaktan, gelecekten ve birlikte yaşayacakları hayattan bahsetmesi yüzünden ben çoktan başka senaryolar yazmaya başlamıştım.Sonra…PATTTT. Bir anda bütün hayallerim duvara çarptı. Kutay aşkından kör olup hata yapıyor. Mina ise hepimizin beklediğinden daha gözü kara çıkıyor.Ve ben son sayfayı kapattığımda sadece şunu söyleyebildim; “Allah aşkına ben ne okudum?” Gerçek anlamda ters köşe oldum.Hâlâ hazmetmeye çalışıyorum.
Kitabın smut yoğunluğuna gelecek olursak…Bu zamana kadar okuduğum en yoğun kitaplardan biriydi. Hatta kitabın büyük bir kısmı bu dinamik üzerine kuruluydu diyebilirim.Bu yüzden bu tarz okumaları sevmeyenler için fazla gelebilir.Ama Kutay’ın cazibesine kapılıp okumaya başlarsanız geçmiş olsun…Çünkü kendinizi onun tarafında bulmanız çok uzun sürmeyecek.
Bir tek Derya konusunda biraz eksik hissettim.Bir anda ortadan kaybolmuş gibi geldi.Açıkçası Derya yüzünden Mina’nın kıskançlığını ve Kutay’ın bundan gizlice keyif alışını biraz daha okumak isterdim.Özellikle Emre sahnesindeki mesajlar ve sonrasında yaşananlar çok iyiydi.Benzer sahnelerin birkaç tane daha olması kitabı benim için daha da unutulmaz yapardı.Kutay’ın kıskançlığıyla sahipleniciliğinin birleştiği anlar ayrı güzeldi ama itiraf edelim… Şehvetten ve Mina’nın cüretkar tavırlarından dört köşe olmuş hâlini okumak da ayrı keyifliydi.
Mina ise beni beklediğimden daha çok şaşırttı.Dışarıdan kırılgan görünen bir karakterdi ama içindeki direnci, tutkuyu ve karanlık tarafını ortaya çıkardığı anlarda bambaşka birine dönüşüyordu. Bu yüzden onu sadece “korunması gereken kız” olarak okumadım. Aksine kendi kararlarını veren ve sonuçlarına katlanan güçlü bir karakter olarak gördüm.
Neyse…
Ben gidip şu sonu biraz daha hazmetmeye çalışacağım. Siz de gidin bu kitabı okuyun ve benimle birlikte “BEN NE OKUDUM?” krizine girin.Çünkü beni bu kör kuyularda tek başıma bırakamazsınız.
️ 9.5/10