Don Kişot, İspanyol yazar Miguel de Cervantes tarafından kaleme alınmış bir romandır. Eserin birinci bölümü 1605 yılında, ikinci bölümü ise 1615 yılında yayımlanmıştır.
Romanın kahramanı Don Kişot, La Mancha bölgesinde yaşayan bir asilzadedir. Şövalye romanlarının etkisiyle kendisini gezgin bir şövalye olarak görür ve haksızlıklarla mücadele etmek amacıyla sadık atı Rossinante'ye binerek yollara düşer.
En ünlü maceralarından birinde, uzaktan gördüğü yel değirmenlerini dev sanarak onlara saldırır. Ancak rüzgârın döndürdüğü kanatlara çarpıp yere savrulur ve yenilir.
Bu sahne, zamanla edebiyatta ve günlük dilde, gerçeklikle bağdaşmayan hayallere kapılmayı ya da değiştirilmesi mümkün olmayan koşullara karşı verilen sonuçsuz mücadeleyi simgeleyen bir metafor hâline gelmiştir.
***
Dolayısıyla, bugün Türkiye'de enflasyon canavarına karşı verilen mücadele, bazı yönleriyle Don Kişot'un yel değirmenlerine karşı giriştiği mücadeleyi andırmaktadır.
Ancak arada önemli bir fark vardır. Don Kişot'un zihnindeki düşman hayalîydi; buna rağmen verdiği mücadele gerçekti. Bizim mücadele ettiğimiz canavar ise gerçektir. Ne var ki, ona karşı verilen mücadelenin samimiyeti ve etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
Belki de asıl trajedi şudur: Don Kişot, var olmayan bir düşmana karşı bütün inancıyla savaşıyordu; biz ise varlığı inkâr edilemeyen bir düşmana karşı, zaman zaman göstermelik bir mücadeleyle yetiniyoruz.
erbil