İnsan bazen geçmişiyle bazen de olmak istediği kişiyle savaş verir. “Bizim Zamanımız” tam da bu sessiz savaşı anlatıyor. Çünkü bazı savaşlar tam da insanın yüreğinde gürültü koparmadan yaşanır, önce insanın içini yavaş yavaş kemirir sonra onu yaralarıyla baş başa bırakır.
Mihrap karakterini okurken onun hepimizden bir parça taşıdığını düşündüm.Mihrap geleneksel bir çevrede yetişen ,genç yaşına rağmen yaşadığı talihsizliklerden sonra olgun bir karaktere dönüşmüş.
Mihrap’ın toplumun beklentilerinin aksine içinden geldiği gibi davranması onu gözümde daha etkileyici kıldı.
Aşk hayatında yaşadığı büyük bir hayal kırıklığı onu sarsmış olsa da yeniden kendini bulmanın ve güçlü bir kadına dönüşmenin yolunu arar.
90’ lı yılların aile,komşuluk,dostluk ve aşklarının oldukça gerçekçi anlatıldığı bu hikaye bize özlem duyduğumuz tüm güzellikleri hatırlatır.
Yazarın abartıdan uzak mizah ile hiciv arasındaki anlatım dili kitapta beni en çok etkileyen detaylardandı.
Okurken birden fazla duyguyu bir arada hissedebileceğiniz bu kitap ,size yeniden ayağa kalkabileceğinizi ,gerçek gücün kendi içinizde olduğunu fark ettirecektir.