·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Haziran 2026 15:33 Sanırım bu yıl okuduğum en, en, en güzel kitabın hangisi olduğunu buldum!
Geçen gece beni resmen uykusuz bırakan, daha ilk sayfadan itibaren bütün ruhumu sımsıkı yakalayıp ele geçiren öyle tatlı bir keşif yaptım ki...
Peki beni böyle mest eden, kalbimi eriten bu hikaye ne mi anlatıyor? Hemen kısacık özetleyeyim:
Dağların, feodal kavgaların ve sert koşulların içinde büyümüş, inatçı mı inatçı, ihtiyar bir köylü olan Salvatore yakalandığı amansız hastalık yüzünden tedavi olmak için büyük şehir Milano’ya, oğlunun yanına gelmek zorunda kalıyor. Bu koca, gri ve modern şehir ilk başta bizim bu huysuz ihtiyara çok yabancı geliyor. Ama derken hayatına iki muhteşem hediye giriyor: Dünyalar tatlısı, minicik torunu Brunettino ve hayatının sonbaharında kalbini pır pır ettiren bilge kadın Hortensia!
Hayatı boyunca sevmeyi hep bir mücadele sanmış o sert adam, minik torununu kucağına aldığı an öyle bir değişiyor, içindeki şefkat öyle bir taşıyor ki... Ölümün gölgesindeyken bile sevginin insanı nasıl yeniden doğurabileceğini, o meşhur, huzurlu 'Etrüsk gülümsemesini' nasıl bulduğunu okuyoruz. Tam bir kalbe dokunma hikayesi!
Eee, hikayenin büyüsüne öyle kapıldım ki, kitabın bir de filmi olduğunu öğrendiğim an heyecandan havaya uçtum! Bir an önce filmini de izlemek istiyorum, acayip merak ettim doğrusu!
Bizi böyle şahane çevirilerle tanıştırdığı için Paris Yayınları'na kocaman bir teşekkür borçluyum. İyi ki yollarımız kesişmiş!