Merhaba.
Bugün Araf yorumuyla geldim. Henüz kitabı yeni bitirdim ama yorumumu ertelemek istemiyorum. İçimdeki duygu yükünü benim için anlatmak biraz zor. Elimden geldiğince kelimelere dökmeye çalışacağım.
Araf, hayatı boyunca kendi hayatıyla ilgili konularda bile söz sahibi olamamış, hiçbir yere ait olamayan, sürekli bir arayış içinde ama ne aradığını bile anlayamayan, hayata karşı dik duramayan, kendine bile yabancılaşan Ercan'ın hikayesi.
Kitap boyunca olaylardan çok kişilerin iç dünyalarına konuk olduk. Iki bölümden oluşan kitabımızda ilk bölüm Ercan'a ayrılmışken, ikinci bölümde Adara, Sezer, Gökhan ve Beren'in gözünden yaşananları okuyoruz. Hepsinin duygularıyla yaşananları okumak o kadar güzeldi ki. Çok yerde öfkelendim, Adara'ya, Sezer'e, Gökhan'a. Ama en çok öfkem Ercan'in ilk sayfalardaki serzenişi gibi benim de Sezer'e oldu. Gerçekleri onun gözünden okurken Sezer'e içimden ah ulan Sezer bir sürü hayatı yaktın demek geldi.. ama bu öfkenin arkasında Ercan dışındaki diğer karakterlere üzülmedim desem yalan olacak.. Yanlış tercihleri yüzünden hem kendilerini hem Ercan'ı yakan Adara'ya, Gökhan'a... ama ben en çok Beren'e üzüldüm..
Ve elinde fotograf sahnesi yetmezmiş gibi babasının ağlayarak sarılamadım dediği yer var ya ben orda koptum. Yutkunamadim. Gözümden yaş gelen dayanamadığım yer orasi oldu. Belki de babasının da olaylarda payının büyük olduğunu düşünmemden kaynakli bilemiyorum.. İçimdeki hüznü de, öfkeyi de, yaşanamamisliklara olan kırgınlığımı da anlatmak o kadar zor ki..
Kitabı okurken yer yer durup düşündüğüm zamanlar çok oldu. Ben olsaydım ne yapardım diye düşünmekten, kendi hayatınızı sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Sadece Ercan'in değil hepimizin hikayesi benim için. Kitap kısa ama bana hissettirdikleri o kadar yoğun ki. Kitabı kapatınca bir kaç dakika boş duvara baktım. Ercan'ı mı düşündüm, Beren'i mi, Adara'yı mı yoksa kendi hayatım mi gözümün önünden geçti karar vermek zor.
Ayrıca yazarımız bütün birikimini ortaya koymuş. Okuduğu kitaplarla, alıntılarla, şarkılarla süslemiş satırları. Çok sevdiğim şarkıları, kitapları, alıntıları görünce gülümsemeden, zevkimiz de ne kadar benziyor, yazarimizda Ercan gibi bizden biri demeden geçemedim.
Üslubu akıcı, dili esprili. Ben bundan gerçekten keyif aldım. Satır aralarında kendimi buldum. Bazen kitabı bırakıp şarkıya eşlik ettim. Durdum şiiri dinledim. Çok beğendiğim Ercan'in ve digerlerinin yerine hayati sorguladığım bir okuma oldu benim icin.
Kaleminize yureginize sağlık Alper Hocam. Ilk kitabiniz ama ben sizden Tarık Tufan vibe'i aldim tabi daha esprili versiyonu olarak :)) Bu güzel kitap için tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Siz daha çok yazın.. Biz de okuyalım. Okurunuz bol olsun.