Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00 Herkese merhaba Mayıs ayında #olayyerikitapkulübü ile Ongen Ev Cinayetlerini okuduk. Açıkçası Japon polisyesi okumamıştım ve bu kitap içim beklentim çok yüksek değildi. Özellikle kurgusunun kapalı bir mekânda geçen seri cinayetler etrafında şekillenmesi ve adadaki gizem atmosferi ilgimi çekmişti. Ancak okuma sürecinde ne yazık ki beklediğim etkiyi bulamadım.
Hikâye, üniversitenin polisiye kulübünden yedi öğrencinin geçmişte trajik olayların yaşandığı bir adaya gitmesiyle başlıyor. Bir hafta boyunca adada kalan grup, peş peşe işlenen cinayetlerin ortasında kalıyor. Paralel olarak yürüyen geçmiş zaman bölümleri de olayların arka planını aydınlatmaya çalışıyor.
Kurgunun temel fikri aslında oldukça ilgi çekici olsa da karakterlerin yaşanan olaylara verdikleri tepkiler bana yeterince inandırıcı gelmedi. Yakın arkadaşlarının birer birer öldürüldüğü bir ortamda karakterlerin duygu durumlarının yüzeysel kalması, hikâyenin gerilimini ciddi anlamda zayıflatmış. Bu nedenle cinayetlerin yarattığı korku ve çaresizlik hissini okur olarak tam anlamıyla yaşayamadım.
Bir diğer eksiklik ise mekânın ve kültürel atmosferin yeterince hissedilememesiydi. Romanın Japon edebiyatına ait olduğunu bilmesem, bunu metinden çıkarmakta zorlanabilirdim. Farklı coğrafyalardan okuduğum eserlerde o kültüre ait izler görmeyi seviyorum; bu kitapta ise bu konuda beklentim karşılanmadı.
Finaldeki açıklama ve katilin motivasyonu da beni çok tatmin etmedi. Ters köşe yapma çabası hissediliyor ancak bu sürprizin güçlü bir duygusal veya mantıksal karşılığı olduğunu düşünmedim.