Herkese merhaba
154 sayfalık kısa, ama bir nefeste bitiremeyeceğiniz kitaplardan biriyle geldim. #wirginiawoolf #kendineaitbiroda Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybirmodern etkinliğinde seçtiğimiz kitaptı.
Gelmiş geçmiş tüm tarih boyunca "kadın" konu edilmiş. Hangi dönemde olursa olsun hep geri plan da oluşu, eşitsizliği, geleneklere harcanması, kadının kabullenmek zorunda kalışları, başarısız olma sebepleri, "kadın yapsa ne olacak" diyerek sindirilmeleri... Yazara hak vererek anlatılanlara kızdığım da oldu, kadının boyun eğişlerine kızdığımda. Sonra "ah o şartlar" dedim. O canına yandığımın şartları hala bir yerlerde kadınlarımıza, kızlarımıza dayatılmıyor mu? Hala "kız kısmı okusa ne olacak" denmiyor mu? Hala alınıyor satılıyor, benim bir kadın olarak "asla" diyebildiğim şeyleri, başka bir yerde başka bir kadın sessizce kabullenmiyor mu?
Yazar öyle güzel oynamış ki sözcüklerle, varsayımlarında ki küçük görüşü bile yıpratabiliyor okurken. Ama "olsun!" diyor işte. Kendinize ait, başkasının hüküm süremeyeceği bir odanız olsun. Yazdığınız, çizdiğiniz, düşündüğünüz, zihninizin özgür olduğu bir yer olsun. Kendiniz olduğunuz bir yer...
"Kadın varlığına katlanamayan zihniyet elbette onun yazmasına, okumasına, düşünmesine karşıdır...:
"En iyi yetiştirilmiş kadınlar, zihinleri en uygar olanlardır..."