Gönderi

Puan vermedi·80 syf.··
2026 60. kitabı
Mektup türüne her zaman ayrı bir yakınlık duymuşumdur. Bu nedenle Sevgili Mayakovski: Tahran’dan Mektuplar elime geçtiğinde merakla okumaya başladım. Kitap boyunca en çok hissettiğim şey, geçmişle bugün arasında kurulan o ince ve hüzünlü bağ oldu. Günümüzde neredeyse unutulan mektuplaşma geleneği, burada yalnızca bir anlatım biçimi değil; aynı zamanda düşüncelerin, özlemlerin ve hesaplaşmaların taşıyıcısı haline geliyor. Zeki Bulduk’un anlatımı sade görünmesine rağmen oldukça yoğun bir duygu taşıyor. Yer yer uzun bir şiir okuyormuş hissi uyandıran metin, okuru hızlı akan olaylardan çok düşüncelerin ve hislerin peşinden sürüklüyor. Yazarın yalnızlığına, özlemlerine, kırgınlıklarına ve dünyayı anlamlandırma çabasına tanıklık ederken, insan ister istemez kendi hayatını ve yaşadığı çağın değişimlerini de sorgulamaya başlıyor. Metnin en güçlü yanı bence duygusal yoğunluğu. Kısa bir kitap olmasına rağmen birçok sayfada durup yeniden okuma isteği uyandıran cümlelerle karşılaştım. Özellikle geçmiş ile bugünü karşılaştıran bölümler, insanı kendi hayatı ve yaşadığı toplum üzerine düşünmeye yöneltiyor. Hızlı ilerleyen olay örgüleri arayanlar için uygun olmayabilir. Fakat satırların arasında dolaşmayı, yazarın düşüncelerine eşlik etmeyi ve edebiyatın duygusal tarafını hissetmeyi seven okurların bu kitaptan keyif alacağını düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde aklımda bir hikayeden çok, güçlü duygular ve üzerinde düşünülmesi gereken sorular kaldı.
Sevgili MayakovskiZeki Bulduk · Dekalog Yayınları · 202627 okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.