·136 syf.····Okunma: 13 Haziran 2026 12:34 Okurken hem güldüren hem rahatsız eden hem de düşündüren çok az kitap var. Candide benim için tam olarak öyle bir kitap oldu.
Saf Candide, en bilge insan olarak gördüğü Pangloss’un bitmek bilmeyen iyimserliğine ve “Bu dünya en iyi mümkün dünyadır.” görüşüne körü körüne inanır. Ancak kitap boyunca başına gelen felaketler, savaşlar, ihanetler ve absürtlükler bu fikri adım adım çökertir. Candide de zamanla Pangloss’u ve onun öğretilerini sorgulamaya başlar; yine de tamamen kopamaz çünkü ona bağnazca bağlıdır. Bu yüzden her kötülükten bir iyilik çıkacağına inanmayı sürdürür, küçük umutlardan büyük beklentiler üretir.
Bir noktadan sonra kitap şunu hissettirir: Gerçekten her şey bir planın parçası mı, yoksa biz mi buna inanmak istiyoruz?
Voltaire, eser boyunca skolastik düşünceyi, Engizisyon’u ve dogmatik inançları sık sık eleştirir ve bunlara göndermelerde bulunur.
Sonunda ise ortaya çok sade ama güçlü bir fikir çıkar: “Kendi bahçemizi yeşertmeliyiz.” Yani büyük teoriler yerine gerçek hayata, emeğe ve yapılabilir olana yönelerek ancak bu dünyada bir denge ve huzur bulabiliriz.
Çok akıcı ve keyifli bir kitap herkese öneririm.