Kuzgun Yemini’ne başlarken ben de sıradan bir İstanbul polisiyesi okuyacağımı sanmıştim ama geçmişte yaşanan o karanlık hesaplaşma beni tamamen ters köşe yaptı. Kurbanların üzerindeki gizemli sembolleri çözmeye çalışırken, bir süre sonra katili aramayı bırakıp karakterlerin geçmişteki derin sırlarının peşine düştüm. Kitabın son bölümlerindeki o tırmanan psikolojik gerilim öylesine sürükleyiciydi ki, "birkaç sayfa daha" derken kendimi sabahın ilk ışıklarında buldum; gizem ve ters köşe sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken harika bir deneyimdi.