Size bütün duyguları hissettirecek ama özellikle kalp kırıklığını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir kitapla geldim.
Alçin, eşi tarafından ihanete uğradıktan sonra her şeyi geride bırakıp Amerika'ya yerleşiyor. Orada Alex ile evleniyor ve sakin, güzel bir hayat yaşamaya başlıyor. Ancak eski eşi Kıvanç'ın karşılarına çıkmasıyla her şey altüst oluyor.
Ressam olan Alçin, yaptığı tabloların yapay zekâ ile kopyalanması yüzünden Kıvanç'la tekrar bir araya geliyor. Üstelik Kıvanç, ilk başta kendisini Alex'e başka biri olarak tanıtıyor ve Alçin de onun eski eşi olduğunu söylemiyor. Bir nevi bir süre Alex'i kandırmış oluyorlar. Gerçekten burada çok sinir oldum. Sürekli bir araya geldiler ve Alex'in hiçbir şeyden haberi yoktu. Alçin de ara ara geçmişini sorgulayıp durdu. Hatta bir ara Kıvanç'a geri dönecek diye korktum. (Neyse ki korktuğum şey olmadı.)
Bana göre Alçin biraz bencil bir karakterdi. Alex'in de yaptığı hatalar vardı ama Alçin kadar değildi. Okurken Alex'e tek kelimeyle bayılıyorsunuz. Adam o kadar tatlı ve anlayışlı ki... Kıvanç'ı öğrendikten sonra elbette sinirleniyor ama bunun üstesinden gelmeyi de başarıyor. Ayrıca Kıvanç'la olan atışmalarını okumak çok eğlenceliydi.
İlk başta dram ağırlıklı bir kitap okuyacağımı sanmıştım ama içinde aksiyon da vardı. Kitap oldukça akıcı ve güzeldi. Bazı satırlarında kendimi bulduğum için de kitabın yeri bende çok başka. Benim için tek eksisi, Alex ve Alçin'in aşkını daha fazla okuyamamış olmak oldu. Onun dışında pek fazla eksi yanı yoktu. (Alçin'in bencilliğini saymazsak tabii ki.)
Kitap kesinlikle tavsiyemdir.