Gönderi

Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatın içinde yaşayan bir adam görüyoruz. İyi bir işi, yüksek statüsü, lüks tüketim alışkanlıkları ve toplumun başarı olarak tanımladığı her şey elinde. Fakat yüzeydeki parlaklık arttıkça altında saklanan karanlık da büyüyor. Bir noktadan sonra yaşananların gerçek mi yoksa zihinsel bir çöküşün yansıması mı olduğu bile belirsizleşiyor. Bu belirsizlik, anlatılanları bir suç hikâyesinden çıkarıp modern insanın ruhuna tutulmuş rahatsız edici bir aynaya dönüştürüyor. İlginç olan, burada kimsenin birbirini gerçekten tanımaması. İnsanlar sürekli aynı masalarda oturuyor, aynı markaları giyiyor, aynı mekânlara gidiyor ama birbirlerini karıştırıp duruyorlar. İsimler yüzlerden, yüzler kişiliklerden ayrılıyor. Sanki herkes bir insan olmaktan çıkıp yürüyen bir kartvizite dönüşmüş. Böyle bir dünyada kaybolan şey hayat değil, kimlik oluyor. Çünkü herkesin birbirine benzediği yerde kimse gerçekten var olamıyor. Paranın ve statünün burada bir başarı sembolü olmaktan çok bir dil gibi kullanıldığı görülüyor. İnsanlar duygularını değil, sahip oldukları şeyleri konuşturuyorlar. Bir saat, bir takım elbise ya da bir kartvizit karakterden daha önemli hâle geliyor. Trajik olan da bu zaten. Eşyaların değer kazandığı yerde insanların değeri düşmeye başlıyor. Ruhun yerini markalar aldığında geriye iyi giyinmiş boşluklar kalıyor. Daha derinde ise görünmez bir açlık dolaşıyor. Ne kadar tüketirse tüketsin doymayan bir açlık. Daha fazla para, daha fazla güç, daha fazla heyecan... Fakat hiçbir şey eksik olan parçayı tamamlamıyor. Çünkü boşluk dışarıdan doldurulabilecek bir şey değil. Modern dünyanın büyük yanılgılarından biri de bu; insanın içindeki eksikliği yeni şeyler satın alarak kapatabileceğine inanması. Oysa bazı boşluklar alışveriş torbalarına sığmayacak kadar derindir. Son sayfa kapandığında akılda kalan şey bir karakter değil, bir çağın portresi oluyor. Kravatların arasında saklanan yalnızlıklar, başarı maskesinin altında çürüyen kimlikler ve sürekli tüketmesine rağmen aç kalmaya devam eden insanlar... En rahatsız edici tarafı ise bunun bir kabus gibi görünmesine rağmen gerçeğe fazlasıyla benzemesi. Çünkü bazen en büyük delilik, toplumun normal dediği şeylerin içinde saklanır.
Amerikan SapığıBret Easton Ellis · İthaki Yayınları · 2022335 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.