oncelikle kitap boyunca eylul ile birlikte ben de aklimi kaybediyor gibi ve bi labirentte gibi hissettim, karakterle o kadar butunlestim ki (yazim dilinin gercekciliginin buyuk bi etkisi var bunda) bir noktada sanki inci'nin akliyla oynadigi kisi ben oldum. bundan kaynakli da kafamda asla olaylari bagdastiracak bir bilince sahip olamadim kitap boyu ve BUNU BITIRINCE FARK ETTIM: inci tarafindan manipule edilen tek kisi eylul degilmis... yazar olaylari o kadar hayatin icinden ve gercekci bir baglamda kurgulamisti ki, sonunda girdikleri paradoksu ve bitmez donguyu vurgulayisi benim gibi mutlu/mukemmel sonlari seven birini dahi inanilmaz tatmin etti. cok hizli bitirdigim bir kitap oldu ama eger olaylar bana kisisel olarak agir gelmeseydi daha da hizli bitirirdim. sezin'in her kitabinda oldugu gibi bu kitabi da beni asla yaniltmadi ve her bir yeni kitabinda da seviye atladigini gormek mutluluk verici. her kitabini dusunmeden satin alirim diyebildigim sayili yazarlardan biri, umarim bizi kendinden hic mahrum birakmaz.