Puan vermedi·%67 (200/296 syf.)···Okunma: 13 Haziran 2026 16:04 İsmi benim için özel olan bir kitap bu nedenle hakkında biraz konuşabilirim diye düşündüm.
Beklediğimden daha karamsardı, okuması da bu nedenle yorucu ve uzun sürdü çoğu zaman. Sürükleyici bir olay örgüsü yok, zaten okuru olaya bağlamaktansa duyguyu vermeye odaklı ki bayıldım ben böyle eserlerin insanıymışım.
Geçmişe takılı kalma düşüncesi başlı başına cezbedici bir konu benim için ve yazarın bunu monoton bir düşünce kitabı ile sınırlandırmayıp eklediği unsurlar cümleleri bir süreden sonra daha da anlamlı getirdi.
Her okurun beğenebileceği bir yazım dili olduğunu düşünmüyorum. Konusu beni içine çekse de okurları bu sakin gidişatından sürekli yakınmış. Özellikle kitabın yarısına geldiğinizde konu fazla siyasi olmaya başlıyor ve sayısal verilerde karışıyor. Beni yine de durduran bir özellik değildi zaten kitap buna ağırlık verdiğini ilk sayfalarda belli ediyordu. Yine de bir günde on sayfadan fazla okutmuyor ne yazık ki.
Başucu kitabım olabilecek kapasitede ve sevdiğim birden çok sayfası olmasına rağmen benim gözümden düşüren tek etken son elli sayfada neredeyse olaydan tamamen kopmamdı. Asıl çarpıcı kısımlara geldiğimde ani bir kopuş yaşayınca son sayfalarda beni gerektiği kadar etkilemedi. Okuyup bitirince sanırım üzülmeliyim diye düşündüm hatta nwmqnqjs ortalarındaki heyecanım devam etseydi günlerce etkisinden çıkamazdım ve keşke öyle olsaydı. Yarım kalmış gibi hissediyorum belki son bölüme tekrar dönerim.
Bu şekilde, konusunu inceleyip eğer ilginizi çekiyorsa ve fazla bilgi ağırlıklı olması sizi rahatsız etmiyorsa denenebilecek bir eser daha bitirmeden birilerine önermeye başlamıştım bile. Ama dediğim gibi ana konu ortalarda gelişme gösteriyor ve o kısımlarda kopmamak lazım eserden. Çok güzel alıntılar var içerisinde, yazarın kalemi kendini her sayfada tekrar gösteriyor diğer kitaplarına da bakmayı düşünüyorum.
“Ciddi bir gelecek yetersizliği ile karşı karşıya iken ileriden biraz zaman nasıl kazanılır? Basit cevap şuydu: biraz geri dönerek. Kesin olan bir şey varsa, o da geçmiştir. Geçmişteki elli yıl gelecekteki elli yıldan daha güvenilirdir. Yirmi, otuz veya elli yıl geriye dönerek, ileriden tam o kadar kazanırsın. Evet, artık yaşanmış olabilir, “ikinci el” bir gelecek olabilir, ama yine de bir gelecektir. Şu anda karşınızda boş boş bakan o hiçlikten daha iyidir sonuçta. Geleceğin Avrupası artık mümkün değilse, biz de geçmişin Avrupasını seçelim. Durum basit, geleceğin yoksa, oyunu geçmişten yana kullanırsın.”