Bugün sizlere okurken düşündürecek bir kitapla geldim. Asıl mesleği inşaat mühendisliği olan @vuslatvrlclk ’nun edebiyat dünyasına adım attığı ilk eseri “Ben Bu Dünyaya Ait Değilim”, isminin taşıdığı o tanıdık ve derin yabancılaşma hissini merkezine alan sarsıcı bir ruhsal uyanış romanı. Eser, İstanbul’un keşmekeşinde genel cerrah olarak hayat kurtarırken aslında kendi içindeki o derin boşluğu doldurmaya çalışan hassas bir kalbin, Yağmur’un hikayesini konu alıyor. Biraz nefes almak için çocukluğunun geçtiği Ordu’nun Ulubey ilçesine doğru yola çıkan Yağmur’un kaderi, yolda rastladığı feci bir kazada minibüste sıkışan Utku’ya yaptığı ilk müdahaleyle tamamen değişiyor. Bu ilk tıbbi dokunuş, sadece bir operasyon olmanın ötesine geçerek kaderin ağlarını ördüğü gizemli ve ilahi bir bağın başlangıcına dönüşüyor. Yazarın bir cerrah titizliğiyle kurguladığı bu satırlarda, insan ruhunun karmaşasını ve evrenin görünmez frekanslarını çok naif bir dille okuyoruz.
Yağmur’un doğaya olan aşkına rağmen bu dünyaya ait hissedemeyişi, İstanbul’a dönüşünde babasının ani vefatıyla gelen o acı telefonla adeta paramparça oluyor. Ölümle hayat arasındaki o ince çizgiyi iliklerimize kadar hissettiğimiz bu zor günlerde, üniversite yıllarından beri gölgesi gibi yanında olan Yankı Bey’in karşılıksız sevgisi Yağmur’a sığınacak güvenli bir liman sunuyor. Ancak genç kadının zihni ve ruhu, sürekli o kazada hayatına dokunduğu Utku’ya doğru çekiliyor. İkilinin arasındaki bağ sıradan bir aşk hikayesi değil; adeta ruhun kendi frekansını bulma çabası ve derin bir iyileşme yolculuğu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kitabın içeriğinde yer alan “Yaradan’a Mektup” ve Utku’ya yazılan sızılı mektuplar o kadar samimi ve duygu yüklü ki okurken insanın boğazı düğümleniyor.
Vuslat Varol Çolakoğlu, okuru sadece sürükleyici bir olay örgüsüne değil, kendi iç dünyasının keşfedilmemiş dehlizlerine doğru derin bir yolculuğuna davet ediyor. Şifanın dışarıda bir yerlerde değil, en başından beri insanın kendi derinliklerinde saklı olduğunu hatırlatan bu naif hikaye, okurda derin bir iç dökme hissi bırakıyor. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.