Puan vermedi·120 syf.··
2026 24. kitabı
Körler Kıssası – Gert Hofmann : Ressam Bruegel'in dünyaca ünlü "Körler Kıssası" tablosunun yazıya dökülmüş hali ama ben pek beğenmedim. Belki biraz sert bir başlangıç oldu ama kitap bende tam olarak böyle bir izlenim bıraktı. Kitabın çıkış noktası oldukça ilginç. Bruegel'in o meşhur tablosunda altı kör adam, birbirlerinin omzuna tutunmuş halde ilerlerken öndekinin çukura düşmesiyle bir felakete sürüklenir. Hofmann da bu tek bir anı alıp sayfalar boyunca genişletiyor. Tabloda donmuş duran birkaç saniyelik zamanı açıyor, büyütüyor ve karakterlerin zihinlerinin içine giriyor. Hikâye boyunca altı kör adamın yürüyüşüne eşlik ediyoruz. Nereye gittiklerini tam olarak bilmiyorlar. Etraflarında ne olduğunu göremiyorlar. Öndekine güveniyorlar. Çünkü başka seçenekleri yok. Ama biz okurlar biliyoruz ki yolun sonunda onları bekleyen şey bir kurtuluş değil, kaçınılmaz bir düşüş. Kitap aslında körlükten çok insanın başkasına bağımlılığı üzerine. Birilerini takip etmek, sorgulamamak, kendi yolunu çizememek, korkularımızla hareket etmek... Körlük burada yalnızca fiziksel bir durum değil. Hepimizin zaman zaman içine düştüğü bir hâl. Okurken en çok dikkatimi çeken şey anlatım tarzı oldu. Hofmann aynı düşünceleri, aynı korkuları ve aynı cümleleri farklı şekillerde tekrar tekrar önümüze getiriyor. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu hissediyorsunuz. Sanki karakterlerin zihninde dönüp duran düşünceler gibi. Fakat benim için bu tekrarlar bir süre sonra yorucu olmaya başladı. Kitabın kısa olmasına rağmen yer yer uzuyormuş hissi vermesinin nedeni de buydu. Buna rağmen kitapta etkileyici bulduğum taraflar da vardı. Özellikle yaklaşan felaket hissi çok güçlü verilmiş. Daha ilk sayfalardan itibaren olacakları biliyorsunuz ama yine de o düşüş anına kadar bir gerilim eşliğinde yürümeye devam ediyorsunuz. Bu açıdan bakınca kitap, insanın kaderden kaçamaması üzerine kurulmuş uzun bir metafor gibi duruyor. Körler Kıssası'nı okurken sık sık günümüzü düşündüm. Sosyal medyada, siyasette, günlük hayatta... Bazen gerçekten nereye gittiğimizi bilmeden birilerini takip ediyor muyuz? Sadece önümüzdeki kişinin bildiğini varsayarak mı ilerliyoruz? Belki de kitabın hâlâ güncel kalmasının nedeni bu. Sonuç olarak Körler Kıssası benim için büyük bir hayal kırıklığı olmadı ama büyük bir hayranlık da yaratmadı. Fikrini çok sevdim, çıkış noktasını çok ilginç buldum fakat anlatım biçimiyle tam olarak bağ kuramadım. Yine de Bruegel'in tablosuna farklı bir gözle bakmak isteyenler için ilginç bir deneyim olabilir. Bazen bir tabloya birkaç saniye bakıp geçeriz. Hofmann ise o birkaç saniyenin içine yüzlerce sayfalık düşünce, korku ve insanlık hâli sığdırmaya çalışmış. Benimle tam anlamıyla buluşmadı ama denediği şeyin cesur olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Körler KıssasıGert Hofmann · Jaguar Kitap · 2022340 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.