"Bazı çocuk kitapları çocuklardan çok yetişkinlere okunmalı."
Sevginin Gücü'nü okurken aklımdan geçen ilk cümle buydu.
Kitap boyunca küçük bir ayıcığın yolculuğunu izliyoruz ama aslında satır aralarında çocukların en temel ihtiyacını görüyoruz: Sevildiğini bilmek.
Çocuklar sevgiyi bizim kadar karmaşık yaşamıyor.
Onlar için sevgi;
bir sarılma,
gözlerinin içine bakılarak dinlenmek,
yorulmuş olsanız bile birlikte geçirilen birkaç dakika demek.
Bu kitap bana şunu hatırlattı:
Bir çocuğun hafızasında en çok yer eden şey ona aldığımız oyuncaklar değil, yanında nasıl hissettirdiğimizdir.
0-6 yaş dönemindeki çocuklar için güven, aidiyet ve sevgi kavramlarını konuşmak adına çok kıymetli bir kitap. Özellikle duygular üzerine sohbet başlatmak isteyen ebeveynlerin kitaplığında yer alması gerektiğini düşünüyorum.
Kitabı bitirdiğimde hikâyeden çok şu soru kaldı zihnimde:
"Çocuğum sevgimi duyuyor mu, yoksa gerçekten hissediyor mu?"
Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır.
Bazıları ise insanın ebeveynliğine sessizce dokunur.
Sevginin Gücü, benim için ikinci gruptaydı.