Elimde bu güzel çiçekleri tutarken, Kötü Tohum'un kapağındaki o sessiz canavarı ve onu yetiştiren annenin çaresizliğini düşünüyorum.
Çiçeklerin kırılganlığı ile Rhoda'nın merhametsizliği arasındaki uçurum...
Bir anne için, dünyadaki en büyük sevgi nesnesinin, aynı zamanda en büyük korku kaynağına dönüşmesini izlemekten daha acımasız ne olabilir?
Christine'in çaresizliği, sadece kızını koruyamaması değil, onu kimden koruması gerektiğini—kendisinden—keşfettiği andır. 'Bu ateşi ben mi yaktım?' sorusu, çiçeklerin kokusunu bile kül ediyor.
Ahhh canım anne bu çiçekler içindeki yangına