·432 syf.····Okunma: 15 Haziran 2026 16:52 Scott Hawkins denen adamın kafa yapısına ve düş gücüne inanılmaz derecede hayranlık duymama rağmen öfkelenmeden de edemiyorum; "Böyle müthiş bir evreni neden 400 sayfaya sığdırırsın ki? Seri halinde ve uzun uzun olsaydı tadından yenmezdi ayrıca evreni daha çok kavrayabilirdik. 12 kütüphanecinin on ikisinin de kataloglarını iyi bir şekilde bilmek, sindirmek, Baba'nın varisini seçerken seçtiği müthiş yolu sonda ayrıntılı bir şekilde öğrenmek hakkımızdı diye düşünüyorum.
Spoiler olmadan kısaca kitaba değinmek istiyorum. Kitabın arkasındaki tanıtım yazısı bence büyük spoiler içeriyordu. Ne olacağı az çok tahmin edilebiliniyordu tabi tamamiyle değil. Son kısmı inanılmaz etkileyiciydi öngörülemezdi bence.
Bu fantastik evrende bir tane kütüphane var bu kütüphaneyi Baba denilen adam yönetiyor bire bir Tanrı da diyebiliriz bu adama. Bu adamın 12 tane kütüphanecisi var. Öğrenci çırak ya da evlat da diyebiliriz. Her birinin kataloğu, uğraştıkları alan farklı hiçbiri diğerinin kataloğu hakkında bilgi edinemez. Bir gün bu Baba ortadan kayboluyor olaylar o şekilde başlıyor. Güç savaşı ortaya çıkan sırlar vs. Derken olay kitabı elden bırakamayacak bir yere evriliyor. Başta olaylar karmaşık gelecektir ama sonda bir çok şey gün yüzüne çıkıyor ve olaylar birbirne bağlanıyor.
Uzun süredir fantastik kitap okumak istiyordum cidden beni tatmin etmeyi başardı.