Sonsuz Suyun Kıyısında, beni hem tarihî atmosferiyle hem de anlattığı hikâyeyle etkileyen bir roman oldu. Çatalhöyük’ün büyüleyici dünyasında geçen bu eser, geçmişin izlerini sürerken insan ilişkilerini, inançları ve yaşam mücadelesini de başarılı bir şekilde yansıtıyor.
Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, tarihî detayların hikâyeye doğal bir şekilde yedirilmiş olmasıydı. Okurken kendimi binlerce yıl öncesinin yaşamına tanıklık ediyormuş gibi hissettim. Yazarın sade ama akıcı anlatımı sayesinde sayfalar kolayca ilerledi ve merak duygusu hiç azalmadı.
Karakterler arasında ise en çok Biblu’nun hikâyesini sevdim. Onun yaşadıkları, duyguları ve olaylar karşısındaki tavrı beni hikâyeye daha da bağladı. Bazı anlarda ona üzülürken bazı anlarda umutlandım; bu da karakterin benim için unutulmaz olmasını sağladı.
Benim için Sonsuz Suyun Kıyısında, yalnızca tarihî bir roman değil, aynı zamanda geçmişte yaşayan insanların da bugünkü insanlar kadar güçlü duygular taşıdığını hissettiren etkileyici bir yolculuktu. Hem Çatalhöyük’e ilgi duyanların hem de tarihî kurgu sevenlerin keyifle okuyabileceği, akıcı ve düşündürücü bir eser olduğunu düşünüyorum. Ben okurken büyük bir keyif aldım ve özellikle Biblu’nun hikâyesi uzun süre aklımdan çıkmadı. Sonsuz Suyun Kıyısında