·424 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Haziran 2026 00:00 Kızıl Kardelen serisinin ikinci kitabını da büyük bir hayranlıkla bitirdim ve sıcağı sıcağına hislerimi sizinle paylaşmaya geldim. İlk kitabın sonunda Kara Arslan'ın kızkardeşi ile Kardelen'in abisinin 7 yıl önce öldüğünü öğrenmiştik.
Bu kitapta Kardelen ve Kara Arslan’ın arasındaki bağın derinleşmesini, aşkın ve tutkunun büyüyüşünü okuyoruz. Kardelen kocasına her geçen gün daha çok bağlanırken, Kara Arslan da ona büyük bir tutkuyla aşık oluyor. Ama aralarında asılı duran öyle bir sır var ki... Kardelen'in içini kemiren, abisiyle ilgili şüpheler sonunda gün yüzüne çıkıyor. Yüreğiyle sevdiği adamın, abisinin katili olmadığını öğrenmek için çırpınırken, Kara Arslan'ın da bu konuda net olamaması ve kendi geçmişini araştırmaya başlaması tansiyonu hep zirvede tutuyor.
Yazar karakterleri o kadar güzel kurgulamış ki, okurken her an gözümün önünde canlandı. Sadece baş karakterler değil; Kağan&Aybüke, Alp&Ahu, Murat&Selma, Sinan&Elfida... Her bir çiftin kendine özel, sıcacık ve çok güzel hikayeleri vardı. Alp ve Ahu’nun, Sinan ve Elfida’nın kattığı o ayrı güzellikleri okumak çok keyifliydi. Ama itiraf etmeliyim, tüm bunlar arasında en çok içimi yakan, sevip de kavuşamamış olan Kuzey ve Mahinur oldu... İnsan ister istemez "Keşke yazar her karakter için ayrı bir kitap yazsaydı da bu çiftlerin yaşamlarına doya doya misafir olsaydık" diyor.
Son sayfalara geldiğimde ise beklemediğim duygular yaşadım. Özellikle final kısmı uzun süre aklımda kalacak gibi.