Maggie O’Farrell’in Esme Lennox Nasıl Yok Oldu kitabını bitirdim ve hâlâ etkisinden çıkabilmiş değilim.
“Yalnızca bir elbise denedi diye, ömrü elinden alınan on altı yaşındaki bir kızdan bahsediyoruz…”
Esme sadece yerinde duramayan, okumak isteyen, özgürlüğüne düşkün bir çocuktu. Ama 1930’ların dünyasında bunlar affedilecek özellikler değildi. Onun suçu, kendisi olmaktı.
Kitabın anlatım tarzı başlarda beni biraz zorladı. Bölümler yok ve tam bir karakterin zihnindeyken bir anda başka bir karakterin bakış açısına geçebiliyorsunuz. İlk başta takip etmesi güç gelse de zamanla bu akışın içine kapılıyorsunuz.
En çok da şu his içimi acıttı: İnsan bazen anlaşılmayınca bağırmayı bırakıyor. Sessizleşiyor. Ve o sessizlik, yavaş yavaş yok olmayı dilemeye dönüşüyor.
Esme’ye kendimi beklediğimden çok daha yakın hissettim. Kitabın son sayfasını kapattığımda gözlerimin dolduğunu fark ettim. Çarpıcı, sarsıcı ve uzun süre zihnimden çıkmayacak bir roman. Finali ise beni gerçekten şaşırttı.
Benim için unutulmaz bir okuma deneyimiydi.
Not: Bu kitap bir şarkı olsaydı Mor Ve Ötesi - bir derdim var şarkısı olurdu. O konuştukça susturuldu, direndikçe cezalandırıldı. Maggie O'Farrell