Alex Schulman ‘ la tanışma kitabım oldu. Şimdiye kadar keşfetmediğim için çok üzüldüm. Dilini ve hislerini çok sevdim.Okurken kitap merakla akıp gidiyor.
17 Haziran kitabı konusunu duyunca beni heyecanlandırmıştı. Okurken bu heyecanı daha da çok hissettim.
40 yaşlarında bir öğretmen olan Vidar , bir gün bir öğrencisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle açığa alınıyor. Aynı süreç içinde evde bulduğu eski bir kutunun içinde çocukluğunun geçtiği yazlık evinin numarasını buluyor. Rastgele numarayı çeviriyor ve telefonu ölen babası açıyor. Ve arkada kendi çocukluk seslerini duyuyor. Yani telefonun karşısında 40 yıl önceki yazlık evde yaşayan çocukluğu ve ailesi var. Süreç içinde sürekli küçük Vidarla , annesiyle , babasıyla iletişimler kuruyor. Ve her aradığında 17 Haziran 1986 ‘ yı baştan yaşadıklarını fark ediyor. O gün nolduğunu ve neden sadece o günle konuşabildiğini çözmeye çalışıyor . Bunu yaparken okuldaki şiddet olayıyla bugün arasında bir bağ olduğunu fark ediyoruz.
Aslında yazar bu kitabında küçüklüğünü anlatırken otobiyografik unsurlar taşıdığını da belirtiyor bize ve bu hikayeyi daha da anlamlandırıyor. Vidar’a çok kez sarılıp yanında olmak istedim okurken , bir gün , bir an , bir insan bir çocuğun hayatını ne kadar etkileyebilir ? sorusuna da çok güzel cevap veriyor kitap.