Matt Haig'in inanılmaz bir kalemi var; bir anda kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz.
Bu kitap Gece Yarısı Kütüphanesi'in devamı değil, bilakis öldükten sonra hayatınızı tekrardan izlediğiniz bir kitap.
Zor günler, zor anlar, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen ve "Ne zaman bitecek?" diye beklediğimiz o anlar, geçmişe baktığımızda saniyeler kadar az geliyor. Zaman geçmişte ya da gelecekte değil; zaman şimdi, şu anda.
Gece Yarısı Kütüphanesi bana hayatımı sevmeyi, öfkelerimi sakinleştirmeyi ve kırgınlıklarımı affetmeyi öğretmişti. Hayatta ne zaman "Keşke şöyle olsaydı," desem aklıma hep Nora Seed gelirdi. Artık zamanın kıymetini bilmemi sağlayan bir kişi daha var: Wilbur Budd.
Teşekkürler #y:13269.