·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Haziran 2026 07:24 Alex Schulman, o akıcı üslubuyla bizi öyle bir psikolojik labirente sokuyor ki, bir sonraki sayfayı çevirmeden duramıyorsunuz. Roman, fantastik bir zamanda yolculuk hikayesinden ziyade, insanın geçmişteki kendisiyle yaptığı o sarsıcı, dilsiz hesaplaşmanın anatomisi.
İnsanın geçmişten kendisiyle konuşması nasıl olur? Olay zinciri bozulup zamanda bir kırılma mı yaşanacak, yoksa her şey kaçınılmaz bir sona mı hizmet edecek? Yazar bu soruları bir 'merak mekanizması' haline getirip okuru o telefon hattına bağlıyor. Kendi adıma, telefonla konuşmak zaten bir travmayken, geçmişteki kendimle o ahizenin ucunda karşılaşma fikri bile tüylerimi diken diken etmeye yetti. Alengirli cümlelere gerek yok; bu kitap insanı kendi geçmişiyle vuruyor. Son sayfalarında da ağlamak garanti. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.