Komşularımdan biri 100 bin dolara bir sitede daire almıştı. Aynı yerde, hemen kapı komşusu olmak için benim ödediğim fiyat 50 bin dolardı. Komşum bana fiyatın yükselmesini beklediğini belirtti. Ben de ona, kâr satın alırken yapılır, satarken değil, dedim. Kendi adına hiçbir mülk edinmemiş bir emlakçıyla çıkmıştı alışverişe. Ben bankaların ipotek koyduğu gayrimenkullerin peşine düşerim. Bunun nasıl yapıldığını öğrenmek için gittiğim kursa 500 dolar ödemiştim. Komşum gayrimenkul yatırım kursuna 500 dolar ödemeyi fahiş bulmuştu. Ne o miktarı karşılayabilirdi ne de zaman ayırabilirdi. Ama hâlâ fiyatın yükselmesini bekliyor.
Öncelikle satın almaya hazır kişileri bulur, sonra satmak isteyenleri ararım. Bir arkadaşım belli bir arsanın peşindeydi. Parası vardı ama zamanı yoktu. Onun satın almayı hedeflediğinden daha büyük bir arazi buldum, fiyat teklifi verdim, arkadaşıma telefon ettim, bir bölümünü almaya razı oldu. O bölümü ona sattım, sonra bütün araziyi ben satın aldım. Kendime aldığım araziyi bedavaya getirmiştim. Kıssadan hisse, pastayı alın ve dilimlere ayırın. Çoğu kimse karşılayabilecekleri kadarını arar, dolayısıyla alacakları birer dilimdir. Ama o dilimi almak için de para öderler.
Zengin Baba Yoksul BabaRobert T. Kiyosaki