Bahçıvan ve Ölüm, ağır bir hastalıkla mücadele eden babasına veda etmeye çalışan bir oğlun; anılar, özlem ve sevgi eşliğinde çıktığı içsel yolculuğu anlatıyor.
Bahçıvanlık, kitap boyunca yalnızca bir meslek değil, hayatın ve ölümün döngüsünü simgeleyen güçlü bir metafora dönüşüyor. Bir yandan yaklaşan ayrılığın hüznü hissedilirken, diğer yandan geçmişe duyulan sevgi ve minnet satırlara siniyor.
Kitabı, okuyan kişilerin gözyaşlarına hâkim olamadığını ve çok duygulandığını söylemesi üzerine merak edip okudum.
Beni en çok etkileyen şey, yalnızca bir babaya veda hikâyesi olması değil, satırlarda kendi aile sıcaklığımızı bulmam oldu.
Yazar babasından bahsederken sanki kayınpederimi, çocukluğundan ve kendisinden söz ederken de eşimi okuyormuş gibi hissettim.
Gelenekleri, aile bağları ve günlük yaşamın içtenliği bizim topraklarımızdaki yaşamla şaşırtıcı derecede benzerdi.
Benim için bu kitap herkes gibi gözyaşlarıyla değil, daha çok sıcak bir tebessüm ve iç huzuruyla okunan bir eser oldu.
Yazarın dili o kadar samimi ve güçlü ki, kendinizi bir yabancının hikâyesini değil, kendi ailenizden birinin anılarını dinliyormuş gibi hissediyorsunuz.
Hüzünle yaşam sevincini aynı sayfalarda buluşturabilen, unutulmayacak bir anlatı. Müthiş bir eser, müthiş bir anlatım.
#bahçıvanveölüm #georgigospodinov #kitap #books