Kitap Yorumu : Küçük Yabancı / Leigh Rivers
Özet;
Olivia ve Malachi’nin ortak bir noktası vardır: İkisi de çocukluklarında şiddet, istismar ve ihmalin içinde büyümüş, daha sonra ailelerinden alınarak evlatlık verilmiş çocuklardır.
Hayat onları Vize ailesinin çatısı altında bir araya getirir. O sırada Olivia yedi, Malachi ise sekiz yaşındadır.
Olivia yeni hayatına uyum sağlamaya, aile olmanın ve kardeşlik bağlarının ne demek olduğunu öğrenmeye çalışırken Malachi için durum biraz farklıdır. Malachi’nin dünyasında insanların çok fazla yeri yoktur. Hatta çoğu zaman kimseye yer yoktur. Tek bir kişi hariç… Olivia.
Yaşadığı travmalar nedeniyle konuşamayan Malachi, işaret diliyle iletişim kurmaktadır. Yıllar geçtikçe sessizliği azalsa da karakterinin karanlık tarafları daha görünür olmaya başlar. On beş yaşına geldiğinde kendisine Antisosyal Kişilik Bozukluğu teşhisi konulur. Ailesi onun Olivia’ya karşı geliştirdiği saplantılı bağlılığın farkındadır ve ikisini birbirinden uzak tutmaya çalışır. Fakat bu neredeyse imkânsızdır. Çünkü Malachi yalnızca Olivia’yı seven biri değildir. Onun etrafında dönüp duran, onu koruyan, sahiplenen ve gerekirse yalnızca kendisine kalması için çevresindeki insanları hayatından çıkarabilecek kadar takıntılı bir karakterdir. Ancak Olivia da göründüğü kadar masum değildir. İçinde yıllardır sakladığı, insanların yargılayacağı ve anlamakta zorlanacağı arzuları vardır.
Onları birbirine bağlayan şey yalnızca geçmişleri değil, karanlık taraflarını birbirlerinde bulmalarıdır.
Yorum;
Bu kitabı satın aldığımda serinin ilk kitabı olduğunu bilmiyordum. O yüzden biter bitmez ikinci kitabı da sipariş ettim.
Öncelikle şunu söylemek gerekiyor; Kitap yoğun şekilde smut ve BDSM içeriyor.Bu yüzden herkese hitap edecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Özellikle genç okuyucular için uygun bulmadım ve bu tür içerikleri sevmeyenlerin beklentilerini ona göre ayarlamaları gerektiğini düşünüyorum. Benim için kitabın en dikkat çekici tarafı ise Malachi karakteriydi. Kendisinin ciddi psikolojik sorunları ve oldukça karanlık bir zihni olsa da Olivia’ya karşı yaklaşımı farklıydı. Onu koruma şekli, sahiplenişi ve her şeye rağmen ona zarar vermemesi karaktere karşı bakış açımı etkiledi. Elbette yaptığı birçok şeyi doğru bulduğumu söyleyemem. Ama karakterin yazılış biçimini ilgi çekici buldum. Kitapta acı, tutku, takıntı ve şehvet iç içe işlenmişti. Bu yüzden kitapla ilgili yapılan bazı eleştirilerde gözden kaçan noktanın şu olduğunu düşünüyorum, Yaşananların büyük kısmı taraflardan birinin zorlanmasından değil, iki karakterin de kendi karanlık taraflarını kabullenmesinden kaynaklanıyor. Kitaba başlamadan önce arka kapak ve giriş bölümleri bana daha çok psikolojik gerilim hissi vermişti. Ama okudukça hikâyenin merkezinde gerilimden çok tutku ve saplantılı bir ilişki dinamiğinin olduğunu fark ettim.
Travmalarla şekillenmiş karakterler,
takıntılı bağlar,
yoğun duygular
ve karanlık romantik hikâyeler seviyorsanız bence şans verilebilir. Ben severek okudum ve devam kitabına geçmek için hiç beklemedim.
️ 8,5/10