·296 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Haziran 2026 15:53 # SPOİLER#
Tam da boşluğa, karamsarlığa düşmüşken karşıma çıktı ve beni güzel bir hayatın, sonsuz olasılıkların, beklediğine inandırdı. Baş karakterimiz Nora, hayatı umutsuzluklarla dolu, potansiyelini gerçekleştirememiş birçok pişmanlığının üstüne tutunacak son dallarını da , kedisinin ölmesi, piyano dersi verdiği tek öğrencisinin dersi bırakması, kaybetmesi üzerine intihar etmeye karar verir. Çünkü yaşamak için sebebi kalmamıştır. Babasının istediği gibi yüzme konusunda yeteneğini geliştirmez, abisinin istediği müzik grubu hayalini devam ettirmemiş, sevgilisiyle evlenip pub açma hayalini de yarım bırakmıştır. "Herkesi yarıyolda bırakmış, hiçbir şeyi becerememiş biri ölmekten başka ne yapabilir? Başka olasılık var mı?"
İşte Nora bu düşünceyle intihar ettikten sonra kendini bir kütüphanede bulur, Gece Yarısı Kütüphanesi. Kütüphaneci ise çocukken babası öldüğünde onu teselli eden Bayan Elm. Bayan Elm onu sonsuz hayat seçenekleri hakkında bilgilendirir. Yaptığımız her seçim bizi bambaşka hayata sürükler ve hepimizin bambaşka hayatları olabilirdi. Ve işte Nora bu hayatları seçebileceği bir eşiktedir artık. İstemeyerek de olsa tek tek dener bu seçenekleri. Ondan beklenen hayatları yaşamakla başlar. Babasının desteklediği yüzme kariyeri, abisini yüz üstü bırakmadığı müzik kariyeri ya da sevgilisini terk etmediği hayat... Hepsi başkalarının hayalidir ve istediği gibi mutlu hissetmez. Böyle sonsuz hayat seçeneği vardır ve birçoğunu dener. Buzul bilimcisi olup buzullarda kutup ayısıyla karşılaştığı hayattan tutun Şili'de depreme yakalandığı hayata kadar ve hatta onun gibi paralel hayatlar arasında gezen Hugo'yla karşılaştığı bir hayatı da dener. Ama hep içinde bir boşluk hissi, tam mutlu olamama durumu vardır ve sonsuz seçenekleri denedikçe artık kendini bir yere ait hissedemez ve daha da mutsuz olur.
En sonunda, onu düşünen ve kedisinin ölüm haberini verip gömmesine yardım eden Ash'i düşünür. Geçmişte onunla kahve içmek istemişti ama Nora ilişkisi var diye reddetmişti. Onunla bir hayat nasıl olurdu?.. Bu kez o hayata gider. Bir kızları vardır, hayalindeki gibi felsefe okuyodur ve en sevdiği filozof hakkında bir kitap yazıyordur bu hayatında. Her şey yolundadır, mutludur. Ama kendini bu hayata da ait hissetmez. Çünkü çabalayarak geldiği bir hayat değildi bu, oraya ait değildi. Ve tekrar kütüphaneye döner. Nora artık ölmek istemiyordur ve napması gerektiğini biliyordur. Asıl kök yaşamına dönüp kendi hayatı için savaşmak ve onu güzelleştirmek. Zaten kendi yaşamında da sonsuz olasılık var ve istediğini gerçekleştirebilir. İşte bunu fark etmişti. Aslında abisi ondan nefret etmiyordu, sadece kendi yaşamındaki olumsuzluklardan dolayı uzaklaşıp kendi içine kapanmıştı. Kedisi onun yüzünden ölmemişti hastalığı yüzündendi ölümü. Derse devam etmek istemiyorum diyen öğrencisi derse devam edecekti. İşte insan yeteri kadar beklediğinde hayat ona yepyeni bakış açıları sunuyordu. Olumsuz dediğimiz şeylerin ardında o kadar kötü şeyler de olmayabiliyordu.
" Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzuz. Yaşadığımız her an sonsuz olasılığa gebe. Onun için bu hayatımızdaki insanlara iyi davranalım. Arada bir başımızı kaldırıp yukarı bakalım çünkü nerede olursak olalım gökyüzü her daim sonsuz."
Kitap bana bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. Günlük koşturmaların dertlerin arasında bazen küçük şeyleri büyütebiliyoruz, basit şeylerin arkadındaki sebebi göremiyoruz. Sanki hayatın sonuymuş gibi geliyor. Ama hayat kısa ve bu sorunlar da o kadar önemli değil. Kendini ve küçük çevreni güzelleştir, ufak sorunları takma. Her şey geçiyor :)