Herkese Merhaba
Bugün sizlere Júlia Peró kaleminden Karınca Kokusu kitabının yorumu ile geldim
Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 177 sayfalık bir kitap🩷
Eğer hazırsanız, sizi bir apartman dairesinin dört duvarı arasına, o tekinsiz dünyaya götürmek istiyorum.
•Romanın merkezinde demans hastası, yaşlı bir kadın olan Olvido var. İspanyolca’da Olvido ne anlama geliyor biliyor musunuz? Unutuş ya da unutulma.
•Olvido için yaşlılık süslü bir emeklilik dönemi değil; bedenin taşımakta zorlandığı ağır bir hastalık. Annesinin ölümünden sonra dış dünyaya kapılarını tamamen kapatmış. Tüm dünyası; çocuk gibi boyama kitaplarıyla uğraşmak, huysuz kedisiyle didişmek ve temizliğe gelen genç kızın yolunu gözlemekten ibaret...
•Eskiden her şeyi bilen o entelektüel kadının, şimdi bir çiçeği boyarken çizgileri taşırmamak için debelenişini izlemek içimi sızlattı. Üstelik zihninde sürekli dönüp duran, geçmişten bir kızın hayali var. Belleği döküldükçe gerçekle sanrı birbirine karışıyor.
"Annesinin bedeninde yaşayan görünmez karıncaları avuçlayıp yüzüme, göğsüme, kollarıma yaymıştım."
•Evi basan, komşuların fısıldaşmalarına sebep olan o çürük ve rutubet kokusu aslında fiziksel değil. O koku; yalnızlığın, terk edilmişliğin ve annesinden devrolan o kaçınılmaz yaşlılık mirasının kokusu... Karıncalar evi ve hafızasını kemirirken, Olvido aslında annesinin kaderini sırtlanıyor.
"Doğdun ve artık yaşamak için çok geç."
•Zamanın, derisini sürte sürte onu nasıl bitap düşürdüğünü anlattığı o bölümden bu sarsıcı cümle hafızama kazındı.
•İspanyol şair Júlia Peró’nun bu ilk romanına, duru anlatımına ve muhteşem çevirisine tek kelimeyle bayıldım. Kitap akıp gidiyor ama bıraktığı tortu çok ağır.
Yazarımızın kalemine sağlık🩷
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ