Tefekkür.
​Hayat varsa umut vardır; bir şeyleri tamamlamak ve düzeltmek için... Bir şey diri değilse ondan artık umut beklemek çok olası bir durum değildir elbette. Yaşıyorsak umut var. Mezarlıklar, "Yarın düzeltirim," diyenlerle dolu belki de... ​Küçük bir otobüs yolculuğu esnasında, mezarlıkların önünden geçerken bu düşünceler sarmıştı içimi; tüm hücrelerimi kaplamıştı. Ne garip bir yer Allah’ım dünya denilen yer! Han denilen Dünya aynı kalıyor ama yolcu hep değişiyor. Bâkilik yalnızca sana mahsus... Unutuyor insan, bile bile unutuyor; yarın için hiçbir hazırlık yapmadan. ​"Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür. Bâki kalacak salih ameller ise Rabbinin katında sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır." (Kehf /46) ​Bilmiyorum, bunları bilerek yaşamak biz insan denen varlığa mahsus galiba. Bir başka ayet-i kerimede geçiyor aslında bunun cevabı: ​"Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir." (Ahzâb /72) ​Evet, insan belki de her şeyi bildiğini sanıp hâlâ bu gaflete devam eden bir cahil. ​"Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah’ın (kendi niyetleri ve azgınlığı sebebiyle) saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi Allah’tan sonra onu kim doğru yola iletebilir? Hâlâ düşünüp ibret almaz mısınız?" (Câsiye / 23)
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.