Üç farklı kadın, üç farklı hayat... Ama hepsinin ortak noktası; pes etmemeleri. Özgürlükleri ve hayalleri için kaderlerine direnen kadınların hikâyesi: Saç Örgüsü.
Hindistan'da kast sisteminin en alt basamağına sıkışıp kalan Smita, kızının kendi kaderini yaşamaması için her şeyi göze alıyor. Onun okula gidebilmesi ve daha iyi bir hayata sahip olabilmesi için büyük bir mücadele veriyor.
İtalya'da yaşayan Giulia ise babasından kalan işi ayakta tutmaya çalışırken hem iş hayatında hem de aşkında geleneklerle kendi doğruları arasında kalıyor.
Kanada'da kariyerinin zirvesindeyken hayatını altüst eden bir gerçekle yüzleşen Sarah ise kendini önemli bir yol ayrımında buluyor.
Hayatın karşılarına çıkardığı tüm engellere rağmen her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkmayı başaran bu üç kadın; azmin, umudun ve dayanıklılığın adeta vücut bulmuş hâli. Her biri bir şeyler kaybederken aslında kendilerini yeniden keşfediyor ve yeniden inşa ediyor.
Roman ilerledikçe fark ediyorsunuz ki, birbirinden çok uzak görünen bu üç hayat görünmez bağlarla birbirine dokunuyor. Tıpkı bir saç örgüsünün birbirine geçen telleri gibi...