Muradın anlarız ol gamzenin iz'ânımız vardır Beli söz bilmeziz ammâ biraz irfânımız vardır O şûhun sunduğû peymâneyî reddetmeziz elbet Anınla böylecê ahd-etmişiz peymânımız vardır Münasibdir sanâ ey tıfl-1 nâzım hüccetin al gel Beşiktaş'a yakın bir hâne-î virânımız vardır Elin koy sine-î billûra rahm-et âşıka zirâ Beyaz üzrê bizim dê Pençe-ber Fermânımız vardır Güzel sevmekde zâhid müşkilin vâr ise bizden sor Bizim ol fende çok tahkikımız itkaanımız vardır Kocup her şeb meyânın cânınâ can katmadā ağyâr Behey zâlim sen insaf et bizim dê cânımız vardır Sıkılmâ bezme gel bigâne yok da'vetlimiz ancak Nedimâ bendeniz var bir dahi Sultânımız vardır
Sayfa 70·Kitabı okuyor
·1 alıntı·
49 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bahadır
Gönderi Sahibi
O çapkın yanbakışın ne demek istediğini anlarız; o kadarcık anlayışımız vardır. Evet, söz bilmeyiz (o kadar güzel konuşamayız) ama, konuşulanı anlayacak kadar irfanımız vardır. O çapkının sunduğu kadehi reddetmeyiz elbet; çün kü onunla böyle anlaşmışızdır, böyle söz vermişizdir. Ey nazlı yavru! Beşiktaş'a yakın eski bir evimiz var; senin için pek uygundur; gel de tapusunu sana vereyim Elini billur göğsüne (vicdanına) koy da âşıklara acı biraz; çünkü bizim de, padişahın kaleminden çıkmış, <<<beyaz>> adlı ve tuğralı bir ferman var elimizde. Ham sofu! güzel sevmekte bir müşkülün var- sa bizden sor; bizim, o ilimde hayli incelemelerimiz ve gerçek bilgimiz vardır. Be zâlim! başkaları, her gece, beline sarılıp canla rına can katıyorlar; bizim de canımız var, insaf et! Meclise gel, sıkıima; yabancı yok. Davetli olarak bir Nedim bendeniz, bir de sultanımız var.