·544 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Haziran 2026 12:45 Beni fazlasıyla etkileyen, Zülal’in kalp kırıklıklarını içimde hissettiğim, Dağhan’ın öfkesini taşıdığım, çifte bunu yaşatan kişilere beddua edecek raddeye geldiğim o serinin ilk kitabını getirdim bu gün sizlere. Yazarın kalemine sağlık bütün duyguları fazlasıyla hissettirdi.
Sevgili yazarın Ankara imzasına katılabilmiş okurken beni neler bekliyor diye sormuştum. Söylediklerinden çok daha fazlası bekliyormuş, bunu giriş bölümünü okurken anladım.
Ben Zülal’i çok fazla içselleştirdim. Yaşadığı psikolojik baskı bir yerde onun ruh haline bürünmeme neden oldu. Dağhan bazı yerlerde haklı olsa da Zülal’e kıyamadım Dağhan’a kızdım. Arga ailesinin tek aydınlık yüzleri Zülal, Ayfer ve Deniz birbirlerine hem anne hem baba olmuş kızlar. Onların kardeşliklerini okumak bunca zorluğa rağmen çok güzel hissettirdi.
Dağhan’ın Zülal’i korumak istemesiyle kendinden uzak tutma çelişkisi anlaşmalı evlilik başladığı anda çok net görülür bir hal aldı. Ama bu çokta uzun sürmedi çünkü sevdaları her şeye galip geldi. Yaralarını yavaş yavaş birlikte sarmalarını, birbirlerine tekrar alışmalarını ve eskisinden daha çok bağlanmalarını okumak o kadar güzeldi ki.
İki Laz bir Azerbaycan türkü ve bir yörük dörtlüsü favorimdi. Zülal ve Menekşe dostluğunun yanı sıra Dağhan İdris, Halil İbrahim ve Hızır Ali üçlüşünü okumak ay heyecan vericiydi birde Halil İbrahim ve Menekşe’yi çok shipledim ben, sanırım Dağhan ve Zülal’den sonra en favori çiftim olacaklar.
Neredeyse her Karakterin bakış açısıyla yazılması daha çok karakterlerin hissiyatını hissetmemi sağladı, gerçekten her anlamda çok beğendiğim bir kitap oldu. Yüreğimi paramparça eden bir yerde bitti ve ben devamını hayal edememekle birlikte Wattpad’den Spoiler almamak için çok zor tutuyorum kendimi. Tamda en mutlu günlerinde olacak iş miydi? Akıl sağlığımız için en acilinden 2. Kitap lütfen.