·160 syf.····Okunma: 18 Haziran 2026 22:36 Empat; zihinde görselleştirmeyi sağlayan anlatımı, güçlü aile bağlarına sahip ana karakterin çevresiyle etkileşimi, ülkenin yaşadığı toplumsal travmalar karşısındaki duyguları ve gördüğü kabuslarla bağlantılı ölümlere yönelik sorgulamalarıyla, hacim olarak küçük olmasına rağmen yoğun ve vurucu bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Ülke olarak yaşadığımız felaketlere, ihmallere, toplumsal kırılmalara ve derin yaralar bırakan olaylara odaklanan hikâye; çaresizlik, öfke ve karamsarlık duygularının iç içe geçtiği bir zihnin dışavurumunu yansıtıyor. Yaşanan acıların bireyler ve toplum üzerinde bıraktığı izlere dikkat çeken kitap, geçmişle ve bugünün gerçeklerine yönelik bir portre çiziyor.
Sene 1988. 8 yaşındaki Güney, arkadaşlarıyla oynarken içinde bir bebeğin, ölümün, fısıltıların ve katillerin olduğu bir kabus görür. Bu kabusu önemsemeden hayatına devam etmeye çalışsa da, sonrasında yaşanan olaylar onun için bir bağlantı kurma ve korkuyla yüzleşme sürecini başlatır. Yıllar geçtikçe benzer kabuslar ve onları takip eden garip sesler yeniden ortaya çıkmaya başlar. Bu kabusların ardından gelen travmatik olaylar ise Güney’in hem kendi geçmişiyle hem de kendisiyle ilgili sorgulamalara yönelmesine neden olur.
Yazarın son 45 yılda ülkenin yaşadığı pek çok toplumsal travmaya ve kırılma noktasına aynı hikâye içerisinde yer verme çabası dikkat çekici olsa da, zaman zaman bu geniş kapsamın karakterlerin derinleşmesinin, ilişkilerinin ve hikâyenin özünde yer alan fikrin biraz geri planda kalmasına neden olduğunu hissettim.
Empati yeteneğine sahip, hisseden kişileri merkezine alan hikâye; başkalarının acısını kendi acısı gibi yaşayan ve çaresizlik anlarında çözüm olmaya çalışan insanları öne çıkarıyor. Birden fazla temayı aynı potada birleştirmesi de dikkat çeken yönlerinden biri. Yazarın tüm kitaplarını okudum; en sevdiklerim Kahin ve Baba olmaya devam ediyor. Kısa ama sarsıcı bir deneyim arayanlara öneririm.