Gülhan Tuba'nın üçüncü öykü kitabı Dünyadan Son Gidişimiz, gündelik yaşamı önceleyen, metropol insanının yaşadığı sorunları merkezine alan öykülerden oluşuyor. Çoğunlukla ben anlatıcıyla kurulmuş metinler. Anlatıcı rahat ve yazarın üslubuna alışık olanlar için tanıdık. Çelik, türlü mekânları anlatmayı seven bir yazar. Ayrıca günümüz hayatının parçası olan markaları, sosyal medyayı vb. unsurları kullanmayı da seviyor. Kısacası yazarın Onlar ve Köpekleri ile Kafandaki Ağaçlar'ını okuyan okurlar için tanıdık metinler. Yazarın yer yer kirli gerçekçi dili ve cinsellik anlatımı kimi okurlara aşırı gelebilir. Bu ve benzeri nedenlerle bazı okurları dışlayan bir yapıya sahip Dünyadan Son Gidişimiz. Gülhan Tuba, bunu yaparak okurunu seçiyor, bir okur kitlesini tamamen dışarıda bırakırken bir başka okur topluluğunaysa alabildiğine hitap ediyor. Eserdeki son öykü olan "Ev Ölürken" bence kitaptaki en iyi metin. Yavaş yavaş çürüyen insanı ve evi çok iyi anlatıyor.
Sonuç olarak dili rahat, ne anlattığını bilen ve bunu sonuna kadar sürdüren bir anlatımla dile sahip öykülerden meydana geliyor Dünyadan Son Gidişimiz. Sevme/sevilme açısından okurları tam olarak ikiye bölecek bir eser. Bir kısmı çok sevecek, bir kısmı da hiç sevmeyecek.