·224 syf.····Okunma: 21 Haziran 2026 20:29 Özellikle çocuk kitapları alanında eserler veren Ömür Kurt'un tek romanını bitirme fırsatı buldum. Çocuk kitapları konusunda bir fikrim olmasa da maalesef romanını çok beğenemedim. Konudan bağımsız konuşuyorum. Genel hatları ile ele alacak olursam;
Kırıkkale'de Gülcemal adıyla hayatına devam eden başrol atımız Milli Mücadelede seferberlik nedeniyle gözü yaşlı, küçük sahibi tarafından orduya verilir. Gülcemal'e bakan bir daha batar öyle güzel bir at olarak tanımlanıyor. Böylelikle Gülcemal'in de Milli Mücadele günleri başlıyor. Ta ki kendisine verilen bütün görevleri bitirip artık dinlenmek için savaş sonunda Niğde'de bulunan Nalbant okuluna kadar...
Uzun uzun sürecinden bahsetmeyeceğim.
Şöyle ki kitabın konusunun Gülcemal olmasını beklerken (sonrasında adı hep Karayel olarak biliniyor) kitapta genel olarak onun sahiplerinin öyküsünü dinliyoruz. Milli mücadele derine inmeden anlatılıyor ancak anlatımda o duygusallığı ben yakalayamadım. Kitabın bir atın bakış açısından anlatılmasını geçtim Karayel çok az kısımda yer alıyor. Milli Mücadele esnasında atların vermiş olduğu mücadeleden, fedakarlıktan bahsedilmek istenmiş, çok da güzel bir amaçla yola çıkılmış ancak ben o duyguyu yakalayamadım. Sadece son kısımdaki Niğde'deki Nalbant okuluna ayrılan birkaç sayfayı beğendim. Keşke o daha uzun olsaydı. Gerçekten uzun uzun Karayel'i okumak isterdim.
Konu çok hassas olduğu için daha uzun yazmayacağım. Sadece kitabı okuduğum süre boyunca aklımdan bunlar geçti ve doğrusu biraz da zorlanarak bitirdim kitabı. Ortada büyük bir emek var, çok araştırma yapılmış belli. Ancak dediğim gibi ben o duyguyu yakalayamadım.
Emeği geçenlerin eline sağlık.