Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova
Size #UyumadanÖnceTuttuğumDilek 4. kitabı ile geldim.
Gelelim final kitabımıza... Nasıl güzeldi anlatamam! Bu kitabı okurken aşkı iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Ozan tam bir aşk adamı... Böyle güzel bir aşkın meyvesi olduğu o kadar belli ki. Ozan'ın korkularıyla yüzleşmesi, geçmişinin yüklerini bir bir bırakması ve bazı hesaplaşmaların yaşanması da hikâyeyi çok daha güçlü hâle getirmiş.
Dört kitap boyunca bu karakterlerle güldük, ağladık, öfkelendik, sabrettik. Yeri geldi hatalar yaptılar, yeri geldi kalbimizi kırdılar ama onların değişimlerini, büyümelerini ve iyileşmelerini okumak muhteşemdi. Anita'nın bunu okuyucuya aktarışı gerçekten çok başka okuyanca anlayacaksınız .
Bu kez Ozan ve Bahar'ın hikâyesi dikenli yollardan geçmiyordu. Onlar artık mutluluğu sonuna kadar yaşamayı hak ettiler , o kadar sınandılar ki bu huzuru okumak bana da iyi geldi. Bir masalın içinde, panayır bahçesinde geziyormuş gibi hissettim. Onların ev hâllerini, günlük yaşamlarını aşklarını okumaya doyamadım .
Yazarın bize hazırladığı sürpriz ise kalbimi tamamen ele geçirdi. Ozan'ın annesi ve babasının hikâyesini okumak her zamanki gibi beni derinden etkiledi.
Selma Hanım benim için bu serinin en özel karakterlerinden biri. O kadar zarif, o kadar nahif, o kadar güzel bir kadın ki... Rafet Bey'in dediği gibi tam bir masal kahramanı. O bu dünyadan öylesine gelip gitmişti sanki...
Meral Hanım'ın hikâyesini okumak çok güzeldi. Sen gerçekten bir insanın hayatına şans olarak giren insanlardansın Meral... Rafet Bey'i ise iki farklı kadının hayatında iki farklı adam olarak görmek çok beni şaşırttı.
Benim aşk böceklerim Levent ve Lale'yi unutabilir miyim? Açıkçası serinin başında onları bu kadar seveceğimi hiç düşünmezdim. Ama bu kitapta yine kalbimi çaldılar. Levent zaten başlı başına harika bir karakter. Ozan'dan sonra favorim desem yeridir. Lale'nin karakter gelişimi de çok güzeldi. Birbirlerini bulmaları, birbirlerine iyi gelmeleri çok özeldi. Hatta doyamadım, daha fazla okusak yine okurdum. Levent'i ayrıca ayrı seviyorum çünkü o benim hemşerim. Ozan'la olan sahnelerinde gülmekten yanaklarım ağrıdı.
Bir de Ayfer... Onu Ozan'nın dilinden bir dinleyin .
Seride sanırım en çok bu kitabı sevdim. Kitabın son sayfasını yüzümde kocaman bir gülümsemeyle kapattım ama aynı zamanda içimde büyük bir burukluk. Ozan'ı, Bahar Nazike'yi, Levent'i, Lale'yi çok özleyeceğim.
Şunu söylemek istiyorum Tonton babaanne seni sevdim ama bir konuda kızdım .
Yazarın emeğine, kalemine sağlık. Umarım yolu başka hikâyelerde de bizimle kesişir. O yazsın, biz okuyalım.
Ben çok sevdim, gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Mutlaka okuyun.
@kaktusyayinevi @anitafelipova