·432 syf.····Okunma: 21 Haziran 2026 00:00 " Yetmeyecek. Ben artık bana sunulan kırıntılarla yetinmek istemiyorum, Rüzgar. Bu, en çok da senin için geçerli. Ya hep, ya hiç. -Meltem T. A. "
İlk konuşmalarında bir sürü günlerini kutlayarak hep bir konu açtı Meltem. Sevdiğini söylemesine rağmen Rüzgar hep dedi ki, Sen eski hislerimizi seviyorsun. Ancak Meltemin söylediği tam tersi oldu... Görelim ama ben sana hep seni seviyorum dedim...
Bir telefon araması size geçmişinizi verebilir miydi? Rüzgar ve Meltem için tam da böyle olmuştu. Yaptıkları daha doğrusu Meltem'in Rüzgar'ı araması ve konuşmaları onlara geçmişlerini verdi.
Telefonda yaşanan bir olaydan sonra 1 aylık gibi zaman atlaması oluyor. Sonrasında Rüzgar geliyor ve bam! Rüzgar ve Meltem bir anda kendilerini güzel bir maceranın içinde buluyorlar.
Yazım dili bazı yerlerde komik olsa da içinde biraz dram barındırıyor. Geçmişten gelen misafir ya kalıcı olacak ya da bizim hayatımızda temelli bir ev sahibi olacak. Rüzgar ve Meltem işte... Tam bizimkilerin hikayesi ya bu cümle.
Buraya çok şey yazarım ancak yazacağım bir cümle bile spoiler olarak değerlendirilebilir. Süslü kelimeleri pek sevmem ancak yapılması gerektiği düşüncesini de haklı buluyorum. Bu yüzden biz yorum yapıp sonrasında direkt alıntılara geçelim.
Yazım dili basit gibi görünse de altında anlam barındıran birçok kelime var. Bunları anlamamız gerekiyor ki devamında gelen cümleler bize anlamsız gelmesin. Bunun için bir yeri iki kere falan okumuş olabilirim.
Yetimhanelerin kötülenmesi değil de belki de yazarımız, yaşanılanlara şahit olmuştur falan. O kadar kötüleme yoktu ama bir yandan da şöyle düşünürsek, bu okuduğumuz bir kitap. O ise, yaşanılan bir hayat. Daha fazla sözü uzatmayacağım...
Finalde öyle şeyler oluyor ki ben hiç duraksamadan Kutlu olsun I'nin satırlarında kendimi buluyorum. Ha bir de, yorumumu kısa tutarsam lütfen siz de beni topa tutmayın. Okumayı bitirdiğim ve yorumu yazdığım saat tam olarak 05:20. (Gecikmeli olarak yayınlıyorum şu an. )
Neyse buradan beğendiğim ve bana anlamlı gelen alıntılara sizi ışınlıyorum.
"Rüzgar'ın bana kendince değer verdiğinin farkındaydım ama benim onu sevdiğim şekilde beni sevdiğini düşünmüyordum. O sadece söz vermişti. Yetimhaneden beraber kurtulacağımıza dair bana bir söz vermişti. Beni hiç bırakmayacağına dair... Şimdi de sözünü tutuyordu. -Meltem "
"Benim tek sevdiğim Rüzgar'dı. Hep Rüzgar olmuştu ve onun yanlış fikirlere kapılmasını istemiyordum. Onu bırakmayacaktım. Buna tam anlamıyla inanmadığını görebiliyordum. Bir şekilde yine ondan koparılacağıma inandırmıştı kendini. -Meltem"
"Belki de geçen seferkinde o kadar çok kalbi kırılmıştı ki en kötü ihtimali sürekli düşünerek kendini, kalbini korumaya çalışıyordu. -Meltem"