·500 syf.····Okunma: 22 Haziran 2026 20:55 Merhaba kitap dostlarım
Keşke,özlem ya da pişmanlık ifadesidir”
Kitap Türkiye’nin 1940-1980 yılları arasındaki tarihi süreçleri ele alırken bunun yanı sıra
Köy Enstitülerin kuruluş aşamasında yaşanan zorluklar, herkesin canla başla gayret göstermesi ve ülkenin dört bir yanına açılan köy enstitülerinin toplum ve halk için nasıl güzel sonuçlar verdığin görülmesi. Enstitülerde sadece teorik bilginin yanında kız ve erkek öğrencilerin hayatın her alanına yetiştirilme ve gönderildikleri her köyde her ilçede bir Fener gibi çevrelerini aydınlatmaları öğrendiklerini uygulamaya başlamaları toplumsal olarak kalkınmanın o dönemde yaşanan savaş ve maddi yoklukların iyileşmesi için adeta ilaç gibi geliyor enstitüler. Fikret’in günlük gibi yazdığı mektuplarından Sabia ile yaşadığı büyük aşkı araya giren engellere rağmen yüreklerinden atamadıkları kocaman bir sevdanın hikayesinde anlatıyor yazar. O zamanki Türkiye’de yaşanan yasaklar, baskılar ve korkulara rağmen bu ülkenin geleceği için kendi çıkarlarından vazgeçenlerin hikayesini anlatıyor aynı zamanda kitap.
Aslında senaryo değişmiyor hep aynı taktik işliyor, bir milleti bütün olarak yok etmek zordur ama parça parça olursa lokmalar halinde yok etmek her zaman kolaydır.
Aynı geçmişi farklı açılardan yorumlayan, farklı sonuçlar çıkaran bir toplum haline getirildi kimi miz kendini doğulu, kimimiz kendini batılı görmek istedi. Meselemiz vatanımıza sahip çıkmaksa, kimin sağda kimin solda durduğunu ne önemi var. Birlik olmayan toplumlar zayıflar, bütünlüğüne sahip çıkamaz. İleride sahip olduklarımızın değerini bilmemiz gerekir. Birbirimizle uğraşmaktan, kin büyütmekten ve birbirimizi küçümsemek ekten vazgeçip olaylara geniş bir pencereden bakmayı öğrenmemiz gerekiyor bunun da en güzel yolu eğitimden geçiyor. Eğitimli kişileri yönetmek ve yönlendirmek zordur onlar kendi doğrularını kendileri bulabilirler öğretilmiş ya da başkalarının doğrularıyla hareket etmezler. Elbette bu da belli bir kesimin hoşuna gitmeyecektir bunun için bilinçli bir nesil yetiştirmek gerekiyor. Kendi geçmişini bilen bir nesil geçmişten ders alıp gelecekte aynı hataları tekrarlamaktan kurtulabilir.
Yazarın derin tarih bilgisine hayran kaldım.