·624 syf.····Okunma: 22 Haziran 2026 21:05 𝗛𝗲𝗿 ş𝗲𝘆 𝗯𝗶𝗿 ö𝗹ü𝗺𝗹𝗲 𝗯𝗮ş𝗹𝗮𝗺ış𝘁ı, ö𝗹ü𝗺ü 𝗻𝗲𝗳𝗿𝗲𝘁 𝘁𝗮𝗸𝗶𝗽 𝗲𝘁𝗺𝗶ş, 𝗻𝗲𝗳𝗿𝗲𝘁 𝗯ü𝘆ü𝘆𝗲𝗿𝗲𝗸 𝗶𝗻𝘁𝗶𝗸𝗮𝗺ı 𝘃𝗮𝗿 𝗲𝘁𝗺𝗶ş𝘁𝗶 𝘃𝗲 𝘀𝗼𝗻𝘂𝗻𝗱𝗮 𝗮ş𝗸, 𝗵𝗲𝗿 ş𝗲𝘆𝗶 𝗮𝗹𝗮ş𝗮ğı 𝗲𝘁𝗺𝗶ş𝘁𝗶.
━━━━━━━
Dördüncü ve final kitabını bitirdim. Sıcağı sıcağına inceleme yazmaya karar verdim. Aslında bu yazı biraz da tüm serinin genel bir değerlendirmesi gibi olacak.
Öncelikle daha önce de söylediğim gibi, oldukça karamsar, karanlık ve melankolik bir hikâyeydi. Kitap bir ölümle başlıyor; karakterler intikam adı altında bir araya geliyor ve süreç boyunca yapmadıkları şey kalmıyor.
Bu seriyi bitirmekte neden bu kadar ısrarcı olduğumu ben de tam olarak bilmiyorum. Sanırım bu yıl en çok okuduğum yazarlardan biri Binnur Nîgiz olacak. Başlangıçta sadece "İçinde Bir Sen" kitabını bitirmeyi düşünüyordum fakat o seri tamamlanmadığı için bu seriyle devam etme kararı aldım. Daha önce okuduğum ve yarım bıraktığım bir seriydi.
Zaman geçtikçe insan da değişiyor. Eskiden bana pek hitap etmeyen bu yazım dilini, betimlemeleri ve karakterlerin zihin dünyalarına bu denli sızmayı sevdiğimi fark ettim. Tabii bu her bölüm için geçerli değil; bazı yerlerde gerçekten katlanmakta zorlandığım, fazlasıyla uzun ve yorucu betimlemeler vardı.
Şimdi gelelim kitaptaki bazı olaylar hakkındaki düşüncelerime.
Katil ve yardımcısı konusunda Ogün ve İrem'den şüphelenmiştim fakat tahminlerimden sadece biri doğru çıktı. Ceyda'nın işin içinde olmasını ise hiç beklemiyordum.
Lavin'in Ceyda'yı öldürmesini anlamadım ve sanırım hiçbir zaman anlayamayacağım. Çünkü kitap boyunca en sevmediğim şeylerden biri, karakterlerin yaptıkları her şeyi "Bizim acımız var, Kardelen böyle olmasını isterdi." düşüncesiyle meşrulaştırmaları ve birbirlerini bununla avutmalarıydı.
Buna rağmen karakterlerin gösterdiği değişimi sevdim. Yazarın bu gelişimi okuyucuya yansıtma konusunda başarılı olduğunu düşünüyorum. Kimsenin göründüğü gibi olmadığını ve birini sadece dışarıdan değerlendirmenin doğru olmadığını kanıtlar nitelikteydi.
Rahatsız olduğum bir diğer nokta ise Kartal'ın arkadaşlarıydı. Sürekli işsiz güçsüz gibi davranmaları, hayatlarının tek amacının Kartal'ın etrafında dönmek ve onun intikam mücadelesine destek olmakmış gibi gösterilmesi bana oldukça sığ geldi. Kimse bir başkası için kendi hayatını bu kadar tamamen ikinci plana atmaz. Bu nedenle karakterlerin çoğunu yüzeysel buldum. (Yunus Emre hariç.)
Kitapta beni en çok etkileyen ve üzen şey ise Yunus Emre ile Leyla'nın aşkıydı. Tüm seri boyunca gerçekten üzüldüğüm, hatta gözlerimin dolduğu tek karakter Yunus Emre oldu. Yaşadıkları ve kayıpları bana diğer olaylardan çok daha gerçek hissettirdi. Diğer trajediler ne kadar büyük gösterilmeye çalışılsa da duygular bana tam olarak geçmedi.
Bunun en büyük nedeni sanırım kitapta her duygunun fazlasıyla yoğun yaşanmasıydı. Aşk, ölüm, kayıp, acı, mutluluk... Her şey sürekli en uç noktada işlenmişti. Bir noktadan sonra bu durum beni etkilemekten çok yormaya başladı.
Kitap boyunca verilen mesaja göre insan, çok sevdiği birini kaybettiğinde hayatına devam edemezdi. Yeniden sevemez, yeniden âşık olamazdı. O kişi öldüğünde sen de bir anlamda ölürdün.
Ben aşkın ne olduğunu bilmiyorum; sadece kitaplardan ve filmlerden gördüğüm kadarıyla fikir sahibiyim. Bu yüzden anlatılanlar bana biraz ütopik geldi. Belki hiç âşık olmadığım için, belki de çevremde gördüğüm örnekler yüzünden... İnsanlar onlarca yıllık hayat arkadaşlarını kaybettikten sonra yeniden evlenebiliyor, ilişkiler bitiyor, yenileri başlıyor. Çevrem bunlarla doluyken kitaptaki yaklaşım bana çok gerçekçi gelmedi.
Yine de karakterlerin yerine kendimi koyduğumda zaman zaman "Böyle bir acıdan sonra insan hayatına nasıl devam edebilir ki?" diye düşünmeden edemedim.
Son olarak, kitabın sonunda yer alan "Adrese Ulaşmayan Mektuplar" bölümünü oldukça sevdim. Özellikle Kartal'ın duygularını Yunus Emre'ye yazdığı mektuplar benim için kitabın en anlamlı bölümlerinden biriydi. O kısım seriye güzel bir kapanış oldu.
Genel olarak baktığımda Vaveyla serisi benim için kusursuz bir seri olmadı. Yer yer yorucu, yer yer abartılı bulduğum birçok noktası vardı. Ancak buna rağmen karakterleriyle, karanlık atmosferiyle ve bazı duygusal anlarıyla aklımda kalmayı başaran bir seri oldu.
Dikkat!!
Kitap madde kullanımı ile ilgili içerik, küfür, cinayet, cinsellik ve bazı okuyucuların hassas olabileceği konular içermektedir.
━━━━━━━
𝗗𝗲𝗿𝗹𝗲𝗿 𝗸𝗶 𝗯𝗶𝗿𝗶𝗻𝗶 𝘀𝗲𝘃𝗱𝗶ğ𝗶𝗻𝗱𝗲, 𝗵𝗲𝗹𝗲 𝘀𝗲𝘃𝗺𝗶ş𝘀𝗲 𝘀𝗲𝗻𝗶 𝗯𝘂 𝗯𝗶𝗿 𝗺𝘂𝗰𝗶𝘇𝗲𝗱𝗶𝗿. 𝗠𝗶𝗹𝘆𝗮𝗿𝗰𝗮 𝗶𝗻𝘀𝗮𝗻ı𝗻 𝗶ç𝗶𝗻𝗱𝗲 𝗯𝘂𝗹𝗺𝘂ş𝘀𝗮 𝘀𝗲𝗻𝗶 𝗯𝗶𝗿𝗸𝗲𝘇 𝗱𝗲ğ𝗺𝗶𝘀𝘀𝗲 𝗸𝗮𝗹𝗯𝗶𝗻𝗲 𝗸𝗮𝗹𝗯𝗶, 𝗯𝗶𝗿 ö𝗺ü𝗿 𝗴ö𝗿𝗺𝗲𝘀𝗲𝗻𝗱𝗲 𝗯𝗶𝗹𝗶𝗿𝘀𝗶𝗻, 𝗼 𝘀𝗲𝗻𝗶𝗻 𝗸𝗮𝗱𝗲𝗿𝗶𝗻𝗱𝗶𝗿.