Bugün sizlere etkileyici bir kitapla geldim. @yazaresraatlilaar ’ın kaleme aldığı “Gölgede Büyümek”, kelimelerin gücüyle sessizliği bozan, nesiller boyu aktarılan kadın hikâyelerini merkeze alan, son derece dokunaklı ve edebi yönü güçlü bir eser. Eser, Ağrı Dağı’nın eteğindeki küçük bir köyden Büyükada’ya uzanan geniş bir coğrafi ve duygusal düzlemde şekilleniyor. Yazar, bu uzun yolculuğu sadece fiziksel bir yer değiştirme olarak değil, kadınların sessiz çığlıklarının, maruz kaldıkları büyük fedakarlıkların ve küçük vazgeçişlerin bir dökümü olarak ele alıyor. Kitabın en çarpıcı felsefesi, aslında “ziyan olmuş” gibi görünen hayatların ardındaki o muazzam saklı gücü açığa çıkarmak üzerine kurulmuş. Bir kadının ailesine, hayata tutunabilmek adına kendi içinden neleri feda ettiğini, anneanne figüründen başlayarak anneye ve oradan da bugünün kuşağına devredilen bir miras olarak okuyoruz. Kitapta en çok öne çıkan izlek, kadınların tarih boyunca “konuşamayarak” ya da “görünmeden” yaşamak zorunda bırakılması. Çocukluklarından, gençliklerinden ve en nihayetinde hayallerinden eksilen kadının, dışarıdan ne kadar güçlü görünürse görünsün, içten içe nasıl sessizce tükendiği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Ancak yazar, bu tükenişi bir çaresizlik anlatısı olarak bırakmıyor; aksine, onların sustuğu yerden kalemi devralarak, yarım kalmış cümleleri tamamlamayı kendine bir borç biliyor. Kendi yoluna bakarken arkasında bıraktığı o “suskun ama kuvvetli gücü” fark eden bir anlatıcının gözünden, geçmişin gölgelerini aydınlığa kavuşturuyor.
Kitabın “Bitmemiş Son” başlığını taşıyan final bölümü ise eserin edebi doruk noktasını oluşturuyor.
Burada karşımıza çıkan kuşaklararası köprü, karakterlerin isimleriyle sembolleşiyor: Anneanne bir başlangıç, Neriman bir geçiş ve bugünün kadınları ise o hikâyenin yaşayan devamı. Rüzgarın hafifçe esmesiyle sanki yıllardır susan tüm kadınların aynı anda nefes aldığını hissettiren o an, kitabın genelindeki puslu ve hüzünlü atmosferi bir anda uyanışa ve umuda dönüştürüyor.
Kitap, bazı hayatların sadece kendileri için tamamlanmadığını, kendilerinden sonra gelenlerin yolunu aydınlatmak için birer fener olduğunu hatırlatıyor. İyilikle ve kitapla kalın.