9/10
·83 syf.··
2026 86. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:27
Bazı kitaplar insanı ölümle değil, yaşadığını sandığı hayatla yüzleştiriyor. İvan İlyiç’in Ölümü benim için tam olarak böyle bir metindi. Kısa bir kitap olmasına rağmen insanın içine uzun uzun yayılan, okuduktan sonra .Ben gerçekten yaşıyor muyum, yoksa yalnızca düzgün görünen bir hayatı mı sürdürüyorum? diye sorduran bir eser. İvan İlyiç kötü biri değil belki. Hatta toplumun gözünde oldukça doğru bir hayat yaşamış gibi görünüyor: meslek, saygınlık, evlilik, düzen, çevre… Ama Tolstoy’un acımasızlığı da burada başlıyor. Çünkü bazen insan yanlış bir hayatı büyük günahlarla değil, herkesin onayladığı küçük doğrularla kuruyor. İvan’ın ölüm döşeğinde fark ettiği şey de sadece ölecek olması değil; asıl korkunç olan, belki de hiç yaşamamış olması. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de çevresindeki insanların kayıtsızlığıydı. Ölüm herkesin başına gelecek bir şey ama  hikayede sanki yalnızca İvan İlyiç’e ait bir talihsizlikmiş gibi davranıyorlar. Herkes kendi hesabında, kendi rahatında, kendi küçük çıkarında. Buna karşılık Gerasim’in sade merhameti romanın kalbi gibi duruyor. Tolstoy burada büyük laflar etmeden, insanın insana gerçekten nasıl dokunabileceğini gösteriyor. İvan İlyiç’in Ölümü ölüm korkusundan çok, yaşanmamış bir hayatın korkusunu anlatıyor bence. Kısa ama kolay geçilecek bir kitap değil. Çünkü kapağını kapattığınızda soru hâlâ orada kalıyor: Her şey için geç olmadan, kendi hayatımıza gerçekten bakabilecek miyiz? Okuyanlara keyifli okumalar.
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.