Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 08 Haziran 2026 01:40 "Bu ağıdı öldüğün için söylemiyorum
Sen ölmedin Rüveyda; at vuruldu; ben öldüm"
Nurullah Genç’in kelimelerle ördüğü o gizemli sarayın kapısıdır "Rüveyda". Okurken zamanın durduğunu, mekânın silindiğini ve geriye sadece kalbin o naif çırpınışının kaldığını hissedersiniz. Rüveyda; ulaşılamayan bir menzil, her mısrada yeniden doğan bir hasret ve şairin ruhundaki o asil yalnızlığın adıdır.
Bu mısralar gönül hırkasını aşkla ilikleyenlerin, kelimelerin o derin girdabında kaybolmayı göze alanların sığınağıdır. Şair, adını sayfalara nakşettiği o gizemli siluetin peşinden giderken, aslında her birimizin ruhunda saklı duran o en saf, en dokunulmamış acıyı ve ümidi gün yüzüne çıkarır.
Eğer kalbiniz saf aşkın, hüznün ve kelimelerin o büyüleyici ahenginin peşindeyse, bu sayfaların arasında kaybolmaya hazırsınız demektir.
Siz de kendi içinizdeki Rüveyda’yı bulmaya hazır mısınız?